Reklamlar
Muammer Kaddafi Kimdir Muammer Kaddafi Hayatı

Muammer Kaddafi Kimdir Muammer Kaddafi Hayatı » Muammer Kaddafi Muammar Ebu Minyar el-Kaddafi Libya Eski Devlet Başkanı 7 Haziran 1942 tarihinde Libya’nın Sirt şehrinde doğdu. 1963 yılında

Gönderen Konu: Muammer Kaddafi Kimdir Muammer Kaddafi Hayatı  (Okunma sayısı 2551 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24517
  • Karma: +3/-1
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle

Muammer Kaddafi Kimdir Muammer Kaddafi Hayatı
« : Ağustos 14, 2012, 11:21:47 ÖS »
Muammer Kaddafi Muammar Ebu Minyar el-Kaddafi

Libya Eski Devlet Başkanı


7 Haziran 1942 tarihinde Libya’nın Sirt şehrinde doğdu. 1963 yılında Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Daha sonra Bingazi'deki Askeri Akademi'ye girdi. 1966 yılında Mezun olduktan sonra İngiltere'ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü. 1956'da antisiyonist hareketlere katıldı. 1959 yılında okul arkadaşlarıyla ileride Özgür Subaylar Hareketi adını alacak gizli bir örgüt kurdu. 1969'da yüzbaşılığa yükseldi. 1 Eylül 1969’da, bu gizli örgüte dayanarak Libya Kralı I. İdris'e karşı darbe yaptı. Albay rütbesi alarak silahlı kuvvetler komutanı oldu. Devrim Komuta Konseyi adına denetimi ele geçirip anayasal kuruluşları feshetti. İslam ilkelerine dayanan yeşil sosyalizm kuracağını açıkladı. Arap birliği için çalışacağını, bağımsız ülkelerle birlikte ırkçılığa, sömürgeciliğe ve toplumsal ezgiye karşı çıkacağını söyledi. Cemal Abdülnasır'ı örnek aldı. Mısır'da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı. İngiliz askeri üstlerini ve birliklerini ülkeden çıkardı. Petrol şirketlerini millileştirdi. İtalyan ve Yahudi azınlığın mal varlığına el koydu. Bazı Afrika ülkelerindeki müslümanlara ve Arap ülkelerindeki sol eğilimli hareketlere destek oldu. SSCB'yle yakın ilişkiler geliştirdi. (1982-1983) yılları arasında Afrika Birliği Örgütü'nün dönem başkanlığını yaptı. 20 Ekim 2011 tarihinde öldürüldü.


KRONOLOJİ

Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi’nin 42 yıllık rejiminin kronolojisi.

1969:
O zaman 27 yaşında bir yüzbaşı olan Muammer Kaddafi, büyük oranda barışçıl bir askeri darbeyle monarşiyi devirdi ve Libya’nın tartışmasız lideri oldu.

1970’ler:
Kaddafi, şirketlerin millileştirilmesi gibi sosyalist bir sistem kurmak gibi ulaşılması güç değişiklikleri başardı.

1980’ler:
Kaddafi, Batı tarafından “terörist” olarak nitelenen grupları desteğini artırdı. Bunlar arasında İRA ve Filistinli gruplar da bulunuyordu. Berlin’de Amerikan askerlerinin uğrak yeri olan bir diskoteğin bombalanmasından sorumlu tutulmasının ardından Amerikan jetleri 1986’da Libya’yı bombaladı. Kaddafi’nin üvey kız çocuğu öldürüldü.

1988:
İskoçya’nın Lockerbie kentinde Pan Am uçağı şüpheli Libyalı ajanlar tarafından bombalandı. Çoğu Amerikan 270 kişi öldü.

1999:
İmajını düzeltme çalışmalarının bir parçası olarak Kaddafi, Lockerbie davasında şüpheli olan iki kişiyi yetkililere teslim etti.

2001:
Bir İskoç mahkemesi, Lockerbie sanıklarından biri olan Abdülbasit al-Megrahi’yi suçlu buldu ve ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Diğeri ise aklandı.

2003:
Ülkesini izolasyondan kurtarma girişimleri kapsamında Libya, Lockerbie saldırısının sorumluluğunu kabul etti ve 270 kurbanın ailelerinin her birine 10 milyon dolar tazminat ödedi. Ayrıca bütün kitle imha silahlarını temizleme vaadinde bulundu.

2009:
Libya, Kaddafi’nin iktidardaki 40’ıncı yılını kutladı. Al-Megrahi, İskoçya’dkai hapishaneden prostat kanseri gibi sağlık sorunlarından dolayı serbest bırakıldı. Libya’da bir kahraman gibi karşılandı.

16 Şubat 2011:
Libya’nın ikinci büyük kenti Bingazi’de göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşanmaya başladı. Göstericiler, Bingazi ve iki başka şehirde polis istasyonlarını ateşe verdi. Kaddafi, memur maaşlarını iki katına çıkararak ve 100 kadar İslami militanı serbest bırakarak ayaklanmaları yatıştırmaya çalıştı.

17 Şubat 2011:
Göstericiler, yasağa rağmen beş farklı şehirde gösteriler düzenlemeye başladı. Hükümet yanlıları ile muhalif göstericiler arasındaki arbedelerde en az 20 kişi öldü. Ülkede ilk kez internet kesintileri yaşanmaya başladı.

18 Şubat 2011:
Güvenlik güçleri gösterileri sert bir şekilde bastırmaya başladı. Bingazi’de göstericilerin, Kaddafi’nin saraylarından birine yürümeye çalışması üzerine 35 gösterici öldürüldü.

19 Şubat 2011:
Hükümet yanlısı gruplar, ölen protestocuların cenazelerine katılanların üzerine ateş açtı. Özel kuvvetler de aralarında kamp kuran avukatlar ve yargıçların da bulunduğu göstericilerin üzerine saldırdı. Ülkede internet erişimi tamamen kesildi.

20 Şubat 2011:
Gösteriler başkent Trablus’a yayıldı. En az 60 kişi hayatını kaybetti. Toplamda ölü sayısının 200’ün üzerinde olduğu sanılıyor. Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi, ordunun arkasında olduğu babasının hala görevde olduğunu “son adam, son kadın ve son kurşuna” kadar savaşacaklarını söyledi.

21 Şubat 2011:
Kaddafi rejimi sarsılmaya başladı. Yurtdışı misyonlarında görev yapan bazı diplomat ve elçiler ile adalet bakanı istifa etti. Protestocular Bingazi’nin kontrolünü ele geçirdi. Trablus’taki göstericilerin üzerine savaş uçaklarından ateş açıldığı bildirildi.

20 Ekim 2011:
Kaddafi öldürüldü.




HABER

Kaddafi öldürüldü


Libya eski lideri Muammer Kaddafi öldü. Kaynaklar, Kaddafi'nin bir konvoyla intikal ederken NATO destekli hava saldırısında yaralandığını, bilahare öldürüldüğünü bildirdi. Cenaze, güvenlik nedeniyle Misrata’da gizli bir yere götürüldü.
20 Ekim 2011



HABER

Sirte'de ölmek istiyordu

Kaddafi son anına kadar Erdoğan, Blair ve Berlusconi'den yardım beklemiş

Ekim ayında muhalifler tarafından öldürülen Libya devrik lideri Muammer Kaddafi'nin, "dostlarım" olarak adlandırdığı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve İngiltere eski başbakanlarından TonyBlair'den son ana kadar kendisi için bir şey yapmalarını beklediği ortaya çıktı.El Cezire Televizyonu'na konuşan Kaddafi'nin en yakın korumalarından Mansur Idhow, son aylarda çatışmaların Kaddafi'den çok oğulları Seyfülislam, Mutasım ve Hamis tarafından yürütüldüğünü öne sürüyor.

Muhaliflerin elinde tutuklu bulan Idhow, tutuklu bulunduğu Misrata'da konuştuğu El Cezire muhabirine Kaddafi'nin son anına kadar dahi yüzünde bir korku emaresi göstermediğini, tüm telkinlere rağmen ülkeden kaçmayı düşünmediğini de iddia ediyor.

Özellikle Kaddafi'nin son günleri konusunda ilginç ifadeler kullanan Idhow, "Trablus'tan Sirte'ye gittiğimizde kenti terk etmemiz gerektiğini, çünkü Sirte'nin çok küçük olduğunu ve kolayca abluka altına alınacağını söyledik. Kaçacak yeri olmayan küçücük bir oda gibiydi ve kalmak intihar anlamına geliyordu. Ancak Kaddafi bizi dinlemedi." diyor.

Idhow, "Terk edilmiş evlerde yiyecek aradılar ve birkaç günde bir yerlerini değiştirdiler. Bombardıman her gün daha da ağırlaşıyordu ve kayıplar artıyordu. Ancak Kaddafi korkanların gidebileceğini söyledi. Sürekli olarak ölümden bahsediyordu ve doğduğu şehir Sirte'de ölmek istediğini belirtiyordu." ifadelerini de kullanıyor.

Idhow'a göre Kaddafi hiçbir zaman korkmuyordu ama dostları olarak adlandırdığı liderlerden haber alamadığı için kızgındı. Onun Erdoğan, Berlusconi ve Blair'i şahsi dostları olarak tanımladığını belirten Idhow, "Dostlarının kendisi için bir çözüm bulamamasından dolayı hayal kırıklığı yaşıyordu." diyor.

Kaddafi'nin son anlarını 'kıyamet' şeklinde tanımlayan Idhow şunları söylüyor: "Ölüm ve yıkım, yağmur gibi mermiler, karada muhaliflerin korkusu, havada NATO saldırıları. Alınan karara göre sabah 4'te kaçacaklardı. Ancak Kaddafi'nin yanında kalan gönüllüler çok tecrübesizdi, bir kısmı uyuyup kaldı, bir kısmı ise inanılmaz bir şekilde çay içmeye koyuldu. Herkes organize olana kadar sabah 8 oldu. Kaçmadan önce hiçbir keşif gücü dahi önceden gönderilmedi ve 50 araçlık konvoy Misratalı muhalif grubun arasına daldı."

Kendisi ve Kaddafi'nin aynı araçta olduklarını söyleyen Idhow, şu şekilde devam ediyor: "Araçlarımız genelde beyaz ve aynı tipti. Fakat birbirimize çok yakın yerde park ettik. Bu büyük bir tecrübesizlikti ve bir anda NATO bombardımanına maruz kaldık. 5 metre önümüzdeki araç havaya uçtu. Bombardımanın etkisiyle bizim aracın tekerlekleri hasar gördü ve araçtaki hava yastıkları aniden açıldı."

O anları 'tam bir kaos' şeklinde tanımlayan Idhow, NATO'nun arka arkaya bombardıman gerçekleştirdiğini ve kendisinin de Kaddafi'yi alarak yolun altındaki arktan yakındaki bir binaya doğru kaçmaya başladıklarını ifade ediyor.

Bu kaçış sırasında şarapnel parçalarıyla yaralandığını anlatan Idhow, en son Kaddafi'yi eski Savunma Bakanı Yunus Cebir ve oğlu Mutasım'la konuşurken gördüğünü söylüyor.

Idhow ölümün artık yüzde yüz olduğu bir anda dahi Kaddafi'nin şakalar yaptığını öne sürüyor.

(CİHAN)/ Zaman 18 Şubat 2012




HABER

Kaddafi gitti işkence sürüyor

LİBYA'nın işkence edilerek öldürülen devrik lideri Albay Muammer Kaddafi'nin yandaşlarına yönelik işkenceler ve infazlar sürüyor.

Uluslararası Af Örgütü, Libyalı milislerin savaş suçları işlediklerini belirtirken yayınladığı raporda tutukluların ifadelerine yer verdi. Tutukluların, 'kamçıyla, kabloyla, plastik hortumla, zincirle ve sopayla dövüldükleri, kablolarla ve elektroşok silahlarıyla elektrik verildiği' belirtildi. Afrikalı göçmenlerin ve mültecilerin hedef alındığı, intikam saldırılarının düzenlediği, toplulukların, bütünüyle zorla yerlerinden edildikleri, şiddetin etnik bir düğüme benzediği kaydedildi. Örgüt, Misratalı milislerin, yaklaşık 30 bin kişi olan Tavarga halkını, ülkedeki ayaklanma sırasında suç işledikleri gerekçesiyle yerlerinden ettiğini, evlerini yağmalayıp yaktıklarını bildirdi.
Akşam 17 Şubat 2012




Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.








BilX.Net