Reklamlar
mesih nedir kimdir mesih dönemi

mesih nedir kimdir mesih dönemi » •   Osmanlı zamanın da Rumlar, Ermeniler, Araplar tüm ırklar, doğudakiler ve batıdakiler barış içinde yaşarlardı. Ne zaman ki bozguncular

Gönderen Konu: mesih nedir kimdir mesih dönemi  (Okunma sayısı 1942 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

yahya666

  • Ziyaretçi

mesih nedir kimdir mesih dönemi
« : Ağustos 02, 2014, 08:02:08 ÖS »
•   Osmanlı zamanın da Rumlar, Ermeniler, Araplar tüm ırklar, doğudakiler ve batıdakiler barış içinde yaşarlardı. Ne zaman ki bozguncular yeryüzüne hakim olmaya başladılar. Osmanlı geriledi. Dünyada egemenliği kuran inançsız bozguncular dünyanın düzenini bozdu. Herkes birbirine düşman oldu ve uluslar birbirine girdi. Dünyaya sahip olma ve egemenlik mücadelesi çıkar savaşlarını meydana getirdi. Yeryüzünde istikrar bozuldu.
•   Osmanlı döneminde olduğu gibi bazen yeryüzü iyilerin egemenliğinde bazen de kötülerin egemenliğinde oldu. İyilerin egemenliğinde barış ve esenlik içinde yaşarlarken kötülerin egemenliğinde savaş, kargaşa sıkıntı ve kıtlık dönemleri yaşanmışıtr.
•   Osmanlı gerileme dönemine girdi. Doğruluk, adalet ve evrensel değerler yitirildi. Dünyayı isteyenler güç ile kazanmak için silahlanmayı geliştirdiler. İnsan öldürerek kazanç sağlamak benimsenir oldu.
•   Rabbe inanmayan vicdansızlar teknolojiyle öldürmeyi kolaylaştırdılar.
•   Delikli demiri geliştirip egemenliği zorbalıkla ve öldürerek elinde tutmak isteyenler çıktı. İnançsızlar doğruluğu ve adaleti ittiler. Şeytana uyup zulmettiler.
•   İnsan Rabbine inanmayınca ona ortak koştu, ardından yeryüzünde fitneler çıktı. İnsanlar öldürüldü, Rabbin yasaları çiğnendi, düzen bozuldu.
•   İmandan, vicdan ve sevgiden yoksun olanlar sadece arzularını ve çıkarlarını düşündüler. Kolay ulaşılabilir silahlarla bozuk düzende öldürmek kolay oldu. Adaletin olmadığı dünya da zulüm ve haksızlık her yerdeydi.
•   Barışı ve kardeşliği bozmaya çalışanlar Osmanlı döneminde yeterli güce sahip değillerdi. Osmanlı devleti yapıcı bir lider güç olarak dünya barışını bir nebze sağlıyordu. Ancak her devlet gibi Osmanlı gücünü kaybetmeye başlamıştı.
•   İşte tam bu dönemlerde 1700-1800 lü yıllarda silah buluşları, silahlanmalar,  üstünlük elde etmek için yapılanmalar görülüyordu. Avrupa ve kuzey ülkelerinde gemi teknolojisinde artışlar. Silahlanmada ilerlemeler görüldü.
•   Çok kazanma arzusu ile yola çıkanlar dünyaca bilinen topraklara coğrafi keşifler dediler.
•   Kıyı kentlerinde yaşayan insanlar dünya nimetlerini kazanmak için başka kıtalara ve kıyılara ülkelere gittiler. Silah ve güce sahip oldukları için oralarda yaşayan zayıf ve gelişmemiş ilkel toplumlara saldırmışlardı. Halkları, mazlumları katlettiler.
•   Fransız ihtilali sonrasında gerçekleşen tüm kutupsal yapılanmalar büyük bir değişimi meydana getirdi. Fransız devrimi on yıl içinde oturdu ve iki yüz yıl içinde dünyayı değiştirdi. Kötü bir düzen, çıkarcı bir yapı, bozgunculuk ve bozuk sistemler kuruldu.
•   Dünyada savaşlar oldu. Tam bir kargaşa yaşandı. Osmanlının da çöküşüyle gerçekleşen bu yapılanma Trablusgarp savaşıyla başlamakla beraber birinci ve ikinci dünya savaşları ve nice savaşlar gözlendi. İnançsız yapılanma yeryüzüne ve yönetimlere hakim oldu.
•   Osmanlı çöktüğünde dünya da otorite boşluğu ortaya çıktı. Ardından savaşlar, kargaşa ve kaos dönemleri görüldü.
•   1.dünya savaşı dünyayı isteme çabasıyla başlayan kargaşaydı. Şeytanın egemenliğine girerken bozuk düzenin getirdiği menfaat kavgasıydı.
•   Kendilerine güvenen ve dünya için çalışanlar silahla, bozgunculukla hızla yayıldılar. İnançsızlık ekolü hükümetleri ve eskiyi deviriyordu.
•   İnançsızlar egemen olunca Uluslarda inançsızlık hızla yayıldı. Kıyı kentlerindekiler dünya için her şeyi yaptılar.
•   Dünyadaki bu değişim Trablusgarp ve bin gazi savaşlarıyla başlamış, kuzey Afrika ve orta doğuya yayılmıştı. Dünyayı etkisi altına almıştı. Tüm yönetimler devriliyor ve değişiyordu.
•   Kurtuluş savaşıyla  Mesih imanlılarını ortadan kaldırmak istiyorlardı. Soykırım yapıyorlardı. Onların bağımsızlık mücadelesi inanılmazdır. Aldatarak ve yalanla dünyanın her yerlerinden toplanarak getirttirilen halklardan oluşan askerler ulusa her yerden girmiş müthiş bir ölüm kalım savaşı veriyorlardı.
•   Bu savaşlardan dolayı iyice güçsüz kalan Osmanlı halkı kendi içinde de mücadele gücü kalmayınca ülke yönetimi ele geçirildi. Dünyayı yöneten çıkarcıların egemenliğine girdi.  Dünyaya tapan yeni yönetim askeri güçle, din karşıtlığıyla, dış destekle ayakta duruyordu. Askeri yapıya egemenlerdi. Güç artık bozgunculardaydı.
•   Yönetimi ele geçirenler hem dünyadaki egemenlere hem de kendi çıkarlarına hizmet etmek için her şeyi yapmışlardı. Eski kurumları, inanışları tamamen değiştirmişlerdi. Her türlü yalan haberi ve kötü olayı organize etmişlerdi.
•   Osmanlı dünyada otoriter lider olarak bir güçtü ancak yıkılmaya başlamasıyla dünyada bir otoriter lider boşluğu doğmaya başladı. İnsan haklarını, barışı, kardeşliği ve adaleti savunan çıkmadı. Yeni lider çıkışında dünyada kargaşa 1.dünya savaşları, 2. dünya savaşları balkan savaşlar gibi kaos ve kargaşa dönemi görüldü.
•   Tüm bunlar yaşanırken sivrilen ülke olarak Amerika birleşik devletleri ortaya çıktı. Kıtada zenginleyenler ve çıkarı için her şeyi yapanlar birliği sağladılar. Amerika sürekli büyüdü ve gelişti. En çok da silah yapımı ve üretimiyle kazanç sağlıyordu.
•   Dünyayı kazanma arzusu kıyılardan bereketli topraklara küçük saldırılarla başladı. Sonra tüm dünyada benimsenen düşünce oldu. Dünyayı isteyen büyük topluluk ortaya çıktı. İnsanlar dünya için birbirlerini ezmeye öldürmeye başladılar.
•   Rabbe inanmayanlar arzuları için dünyayı sevdiler ve şiddetle arzuladılar. Dünyanın her yerinde birbirlerinden bağımsız ve dağınık olsalar da aynı hedeftelerdi. Dünyayı hedefleyenler birbirlerini anladılar. Zengin olmak. Güç sahibi olmak.  Arzuları için dünyayı istemek. Kısacası şeytanın egemenliği dünyaya yayıldı. Birbirlerini anlıyorlar ve kazançları için destek veriyorlardı. Çıkarları için yaşayanlar sömürecekler, öldürecekler, baskı uygulayacaklar ve her kötü işi organize edeceklerdi.
•   Silahlı güçle egemen oldular. Kazanç için gemilerle yola çıktılar. Uzak kıtalara giderek ora halklarını katlederek haksız kazançla servetlere sahip oldular. Öldürerek kazanç sağlayanlar tarihe kara leke olarak geçtiler.
•   Dünyayı isteyen ve her şeyi yapan zalimler önce Amerika kıtasına yöneldiler. Oradaki halkları katlettiler. Her açıdan çok bereketli kıtaydı. Kıtanın tüm zenginliklerini yediler, içtiler.
•   Afrika ya yöneldiler sömürdüler ve köle yaptılar. Sonra da aç bıraktılar. Afrika da insanlığın öldüğünü gördük.
•   Asya ya yöneldiler. Onları da hem sömürdüler hem yönettiler.
•   Coğrafi keşiflerle başlayan ve Rönesans, Reform, sanayi inkılabı gibi devrimlerle sürekli değişime uğrayan insanlık bozuk düzeni yarattı ve bugüne kadar geldi. İnanç da ki birtakım eksiklikleri ve yanlışlıkları düzeltmek yerine inancı tamamen bir kenara atarak inançsızlar yönetimlere ve devletlere ve yeni çağa egemen oldular. 1900 lü yılların başında dini ve felsefi bilgilerin bir kenara atılarak tamamen pozitif bilimlere yöneldiler. İnançsızlık gözde olurken inananlar hor görüldü. Dünya da egemenliklerini tam olarak kurduktan sonra insanlığa zulmedecekleri yıllar arkadan geldi.
•   İnançsızlar dünyaya egemen olunca Osmanlının egemenliğindeki yakın tarihi değiştirdiler. Türkleri ve inanan İslam dünyasını da kötü olarak gösterdiler. Barbar, vahşice olarak tanıttılar. Uydurdukları yakın tarihini ders kitaplarına sokup Avrupa da üniversitelerde bile okuttular. Yalan üzerinden siyaset yapanlar sadece çıkarlarına çalışanlar insanlığı hiç düşünemezler. Onlar insan hakları bahaneleriyle dünya kamuoyunu sürekli aldattılar.
•   Şimdi de inanan mazlumlara basit bahaneler oluşturarak saldırdılar. Ortadoğu nun nimetlerine göz dikenler uyduruk bahanelerle uluslara girildi ve Rabbin halklarına zulmettiler.
•   ABD deki zenginlerden oluşan lobi Dünya üretiminin ve dünya medyasının büyük ve etkili kısmına sahipti.
•   ABD de silah gücünü ve egemenliğini sağlayan baskıcı ve cuntacı yapı ülkeye egemen olmuş. Sadece ABD ye değil dünyaya da egemen olmuş. Çoğunluğu masum olan dünya halklarına sömürgeyle, mallarına göz dikmeyle, insan öldürmeyle, zorbalıkla ve yalanla baskı uyguladılar. Dünyayı inanılmaz kötü ve yaşanamaz yer haline getirdiler. Şeytanın insanlığa yaptığı bu saldırı akıllardan tarih boyunca silinmeyecek.
•   Dünyanın ardına düşüp bol ve güzel yaşamı, dünya nimetlerini arzulayanlar gelişmiş ülkelere yöneldiler.
•   Kısa dünya hayatını ebedi hayata tercih ettiler. İnançsızların sayısı sürekli arttı.
•   Akıllı adamlar, kaliteli beyinler gelişmiş ülkelere gittiler. Bozguncular diledikleri gibi bilimi ve felsefeyi şekillendirdiler.
•   Etnik, din, siyasi, ideoloji gibi ayrımcılığın her türlüsünü görüldü.
•   Dünyayı isteyen inançsızlar Ahireti reddettikleri için her kıtada her türlü katliam yaptılar. ABD yönetimini ele geçirmişler. Zulümlerle güçlerini arttırmış ve egemenlik kurmuşlar.
•   Kıtanın yerli halklarına zulmederek ve katlederek kıtalara girenler büyük koloni sahipleri oldular. Kolonilerin egemenleri bir araya toplanarak Birleşik devletler birliğini kurdular.
•   Zenginler, güç sahibi egemenler, silah üretip satanlar, belirli güç merkezlerindeki yöneticiler dünyayı yönettiler. Bunlar bir kulüp, lobi oluşturdular. En güçlüleri masa başında dünyanın geleceğini kararlaştırıyorlardı. Dünyayı diledikleri gibi yönettiler. Çıkarlarına geleni yaptılar. İnsanlığı, demokrasiyi insanlığın tüm haklarını hiç önemsemediler. Kendilerini inançlı dindar zanneden bu gurup dünya egemenliğini ve yönetimi ellerinde tutmak için türlü kötü kararları yürürlüğe koydular.
•   Çok güçlü hale gelen bozgunculuk için silah üreten ve dünya nimetlerine sahip olan ABD dünya liderliğine yöneldi. Ben dünyanın jandarmasıyım diyerek barışa ve adalete hizmet ediyormuş gibi görünerek pek çok ilkeler, insan hakları beyannameleri, demokratikleşme barış ve adalet gibi dinin temel taşlarını söylüyordu. Bu şekilde insanlar tarafından tutuldu. Ancak zalimlikle kötülükle başlayıp iyiliği savunmaları büyük çelişkiydi. Çünkü onlar kazanma arzusuyla kıtalara gitmiş ora halklarını katletmişlerdi. Dünyayı yönetmenin meşruluğu ancak doğrulukta, adalette ve insana sevgiydi. İşte bunları gog kullandı. Ancak Rab onun gerçek yüzünü göstermek için saptırdı.
•   ABD yi yöneten kötü güçler insan haklarını, barışı kendileri açısından kullandılar. Wilson ilkeleri dediler, İnsan hakları evrensel beyannameleri yayınladılar, Avrupa insan hakları mahkemeleri dediler, İnsanlıktan haberi olmayanlar bunları sadece kendi çıkarlarına kullandılar.
•   Sonra daha da büyüdüler. Her şeyi yapabildiklerini fark ettiler. Kötüyle başlayanlar bir ara iyileri oynadılar. İyilerden olduklarını zannedenler kötülüğe tekrar yöneldiler ancak bunun farkında olmayacaklardı.
•   Paraya sahip egemen güçler, kendilerine güçlü bir derin devlet oluşturdular. Her şeyi kendi çıkarlarına göre belirliyorlardı. Kendilerine bir lider seçtiler. Bu birleşik güçler sürekli kendi içlerinde yenisini atadılar. Halka seçtirmek için medya yollarıyla övdüler ve kendi seçtiklerini seçmen halkın önüne koydular. Bazen medyalarında dindar diye överek yalancı peygamberler atadılar.
•   ABD yi yönetenler diledikleri siyasi partiye medya yoluyla diledikleri kişileri getirdiler. ABD halkı da onların seçtiklerine oy kullanmak zorunda kaldılar. İşte zalimlerin gerçek demokrasisi budur. Yandaş medyalarıyla gündemi belirleyenler dilediklerini yükseltiyor dilediklerini küçültüyorlardı. Halk sadece aldatılandı.
•   Bozguncular dilediklerini lider olarak başa getirmek için siyasi partilere atayıp medyayla destekleyerek  seçimleri diledikleri gibi yönlendirerek istediklerini seçtirdiler.seçilenler medya yoluyla insanları aldattı. Oyaladı. Gündemi belirlediler ve diledikleri gibi yönlendirdiler.
•   Deccal bu şartlarda güçlü olarak ortaya çıktı. Uluslara para, yiyecek ve her türlü destek sağladı. Onun ardına düştürler. Böyle ayakta kaldı ve gücüne güç kattılar.
•   Silahta üstünlük sağlayan kaba güçle önlerine çıkan herkesi tehditle ve baskıyla ezip geçiyordu. Savaşı ve kötülüğü bilmeyen mazlum halkların uluslarına girerek zulmettiler. Sonra da birtakım ulusları sindirmeye çalıştılar. Japonya’yı, Küba’yı, Kore’yi, Vietnam’ı daha nicelerini şiddetle bastırdılar. Barışa hizmet ettiklerini söyleyenler yalancılardı ve sadece çıkarlarına hizmet ediyorlardı.
•   ABD deki deccal size ben veriyorum. Ekonomileriniz benim elimde. Not kuruluşlarım var. Ben ne dilersem o olur niyetiyle egemenliğini ilan ediyordu. Şeytan insanlara geldi ve dedi ki; Deccal ve ülkesi ABD çok güçlü. Nimetlerinizi o veriyor. Güvenliği ve adaleti sağlıyor. O olmazsa aç kalırsınız ve düzen yıkılır. Şu inançlı sefiller sizin için tehdittir.’ Dedi. Dilediğim ülkeyi yükseltirim, diriltirim. Dilediğim ülkeye ambargo koyar öldürürüm diyordu. Kula kulluk edildi. Güç sahiblerine köle oldular. Rabden değil de onlardan medet umdular. Rabbe ortak koşuldu ve insanlığa kötülük yayıldı.
•   Paraya yön verenler ve parayı yönetenler başkalarını ezerek kazanç sağladılar.
•   Rızkını Rabden bilmeyenler şeytanın yoluna uydular. Yeryüzünde fesatçılar olarak karışıklık çıkarttılar.
•   Şeytanın egemenliğinde ulusların kalkınması engellendi. Ülkelerin kalkınmasını ve gelişmesini tehdit olarak gördüler.
•   Silah tüccarları kimlerin kime zaafı var diye araştırıp insanlar arasına fitnelerle düşmanlık ektiler.
•   Ulus liderleri de egemen ve güç sahibi bozguncuların yoluna uydular. Zulmedenler kendilerine verilen refahın peşine düştüler. Egemenliklerini sürdürmek için her şeyi planladılar. Tüm kötü işler onlardan çıktı.
•   Yeryüzünde düzen bozulmuştu. Rabbe inananları, İbadet edenleri, iyilik yapanları engellediler. Dürüst olanlarla alay ettiler. Doğruluğu beğenmediler. Haksızlığı ve aldatmayı alkışladılar. Kötü olanın kazandığını kalplere yerleştirdiler.
•   ABD yi yönetenler; Çıkarları için bozgunculuk yaptılar. Gizli anlaşmalar yaptılar. Ulusları karıştırdılar. Irk, din, mezhep, iktidar- muhalefet gibi her türlü ayrımcılığı körüklediler. Silah sattılar, bedava dağıttılar. İstikrarsızlaştırdılar. Her türlü kötü olayı desteklediler.
•   Çıkarcı zalimler diledikleri hükümetleri desteklediler. Hükümetler az bir para karşılığında ve desteği karşılığında aldandılar. Zalimlerin egemenliğine hizmet ettiler. Kötü bir düzenin içinde oldular. Herkes kendi çıkarını düşündü. Rabbe inandığını zannedenler vicdanlarının sesini hiç dinlemediler.
•   Ulus ulusa komşu komşuya düşman edildi. Fitne ektiler, ayrılık çıkarttılar. Muhalefet hükümete, halk devlete düşman ettirildi.
•   Dünyada son 50 yılda inanılmaz bir zulüm görüldü. Her ulustan her kentten feryatlar yükseldi. Ancak kimse duymadı. Çünkü Zulmü dünyaya barışmış gibi kabul ettirdiler. İnsan öldürmeyi makul gösterdiler. Kimileri aldatıldı. Kimileri çıkarı için her şeyi yaptı. İnsanlar köpekler gibi yalakalık etmeye başladılar.
•   Dünya kaynıyor. Her yerde terör, her yerde şiddet ve zulüm. Şeytan (Ejderha) insanları birbirine düşürdü.  Analar ağlıyor, yuvalar dağılıyor. Çocuk kadın demeden savaşlar katliamlar oluyor. Nedir bu dünya arzusu, egemenlik mücadelesi, düşmanlıkla savaş psikolojisi. Yarın için kaygılar, korkular. Belirsiz hedefler. Sağlam temellere oturmayan bahaneler. Bir dünya yarışı düşmanlık psikolojisi inanılmaz hasta insanlık.  Şeytan insan kardeşleri birbirine düşman etmiş. Mantıksız amaçlar, yanlış kabuller gereksiz ölümler getirmiş.
•   Devlet eliyle terör yaratıldı. Devlete egemen olanlar terör estirdiler. İnançsızlar devlet yönetimlerine egemen olunca terör çağı başlamış oıldu.
•   Afrika halklarını istikrarsızlaştırdılar. Açlığın çaresizliğin içine attılar. Yıllarca yer altı zenginliklerini yediler, sürekli sömürdüler. Silahlar dağıtıp bir guruba karşı diğer gurubu kışkırttılar. Ne güvenlik vardı nede düzen. Onlara yardım da engellendi. Afrika da insanlığın öldüğünü gördük.
•   Yıllarca İran’a vurma hayalindeler. Akıllı oynayalım diyorlardı. Zamanı gelince İran a da vururuz diyorlardı. Savaş isteyenler ne kadar da azgınlar. İran ın insancıl nükleer üslerini vurarak bölgede istikrarsızlık yaratıp, İran petrolünü ve dogalgazını arzuluyorlar. Sonuçlarını ve zararlarını düşünerek beklemeye alıyorlardı. İran üzerinden siyaset yaptılar. Hep böyle kötü arzular peşindelerdi.
•   Birtakım terör olaylarını organize ederek uyduruk sebeplerden Afganistan, ırak gibi ülkelere girdiler. Onlar barışa hizmet etseydi sadece doğruları söyleyerek hükümetlerini devirir yönetimlerini kendi halklarına bırakırlardı. Makul, uygun bir geçiş sağlarlardı. Ancak zalimler ne yaptılar. Savaş istediler. Zorla ülkelere girip insanları katlettiler. Baskı ve şiddetle ulusları devirip, hükümetle muhalefeti ve halkları birbirine düşürdüler. Yer altı zenginliklerine göz diktiler.
•   Yecüc mecüc; Dünyayı arzulayan bozguncu insanlar. 11 eylülle bir hristiyan din dayanışması kurup haçlı zihniyetiyle Ortadoğu ya ve mazlum halklara savaş açtı. Daha önce de hep böyle yapmışlardı. Ancak bunlar Rabden habersizler.
•   Evangelistler Ortadoğu ya İsa yı getirmek için plan kurmuş şeytanın bu aldatışına uymuşlardı. İsa şimdi geldi neden beğenmiyorlar. Çünkü onlar Rabbe inandığını zanneden şeytanın taraftarlarıydı. Onlar  çıkar için Ortadoğu da ve dünya da huzuru tamamen bozdular.
•   Rabbe olan kötü zanlarından, ve gizlice kötü işlerini yürüttüklerinden zulümlerini gizleyemediler. 11 Eylül saldırısını planladılar. Böylece gerçek yüzleri ortaya çıkarılacaktı. Böylece Rab gog u saptırdı.
•   ABD de 11 eylül saldırılarını türlü yalanlarla inandırıcı hale getirdiler. Gerçekliği ve kimlerin yaptığının doğruluğu kanıtlanmadan mazlumlara bir saldırı başladı.
•   Evet ortada bir terör olayı vardı. Ancak insanlar ABD nin kendisinin yaptığını düşünemediler. Hem kim ABD yi sorgulayabilirdi ki. Hemen cehennemine atardı. İnsanları yalanlarla aldattılar. Büyük yalanı söyleyenler daha sindirilmeden ardı arkası kesilmeyen yalanlarla desteklediler. İyi planlanmış senaryoyu iyi yönettiler. Ancak savaş istekleri çok belliydi.
•   11 Eylül saldırıları sonrası yaşanan on yılda inanılmaz katliamlar, savaşlar ve ölümler oldu.
•   Afganistan sürekli ezildi. Sürekli saldırılan hırpalanan ulus oldu. Savaşlardan kargaşalardan iyice yıldılar. Onların esenlik içinde yaşamaya hakları yokmuydu. Uluslarının dışına hiç savaş tehdidi oluşturmadılar. Savaş da isteyen ulus değildi. Ancak tüm zalimler onlara sataşıyordu. Afgan halkı kimin çocukları. Neden topraklarına hazinelerine ve canlarına göz dikildi. Öyle mazlumlardı ki sürekli üzerlerinde kara bulutlar dolaştı. Hem karıştırdılar hem mallarını hem canlarını kasteddiler.
•   Endonezya yakınlarında gerçekleşen büyük tsunamiyle Rab kıyı kentlerini vurdu. Rab’bi öfkelendirenler zulmedenleri desteklemelerinden ve çekinip ses çıkarmadıklarından bela onları yakalayıverdi. Tsunaminin gerçekleştiği döneme bakarlarsa o aylardaki Irak savaşını, afganistana baskıyı arttırmaları, Pakistan üzerindeki hesapları ve savaş planlarını anlarlar.
•   Pakistan da resmen savaş hali görülmese de inananlara karşı görünmeyen büyük savaş vardı. Ulusta iki kutup haline gelmiş inananlar ve inanmayanlar birbirleriyle mücadele ederken dış güçler her açıdan inançsızlarla beraber oldu. Mazlumlar tek tek öldürülüyorlardı. Suikastler yaptılar, bir takım inananlara el kaide diyerek saldırıldı.
•   11 Eylülün 10. yılında İslama karşı değiliz diyen Obama ‘Dünyanın hala lideriyiz .’diyor. Onlar kendilerine güveni çoktan kaybettiler. İyi bilsinler ki dünyanın lideri Artık Rabbin kralıyla Türkiyedir. Çünkü dünya barışına ve insana  o hizmet ediyor.
•   Şeytan onları kötü aldatmıştı. Kendileri de ona uymakla sapmış olduklarının farkında değillerdi.
•   Obama İslam la düşman halinde değiliz diyor. Terörü oluşturup bahaneler üretenler İslam a ve mazlumlara saldırıyorlar. Bu nasıl bir aldatmaca. Nasıl bir zulümdür.
•   Çıkarcılarla birleşip güvenlikte olan birçoklarını yok etti, Yıkımlar yaptılar. Kimseye acımadılar.
•   Medya gündemcileri her geçen gün İslamafobiyi yükselterek kendi sonlarını hazırlamaktadırlar.
•   ABD de bütün seçimlerde daha önce yaptıkları gibi Ortadoğu üzerinden siyaset yapıp oy toplamak için her türlü propagandayı yapıyorlar.  Savaş müjdeleri verenler, yeni hazineler ve sömürgeler bulduk diyenler dini yaymayı da bahane ederek ABD nin inançlı tutucu halkını da aldatıyorlar.
•   İslamafobi korkusunun arkasında menfaat şebekesi vardır. Ve güç odaklarının manipilasyonudur.
•   Avrupa İslam düşmanlığıyla savaşıyor. Yabancı düşmanlığı güçlü. Yıllarca oluşturulan olumsuz kabuller hemen yıkılamıyor.Hem ekonomik hem de sosyal krizler yaşanıyor.
•   Mesih inananları doğruluğun barışın ve sevginin yanında oldu. Zalime karşı çıktı. Mazlumu sahiplendi. Sömürgecilik ve bozgunculuk yapmadı. Dünya için değil Rab için çabaladılar.
•   Ülkeleri istikrarsızlaştırdılar. Bunun için terör örgütleri kurdular. Paralarını yönetimlerini sistemlerini kontrol ettiler. güçlü olan zayıfı daima ezdi. Çıkar peşinde koşanlar başkalarının büyümesine kaş çattı.
•   İyi ve yapıcı fikirlerin, barışçıl buluşların, temiz enerjilerin ve yeni faydalı icatların önünü kestiler. Sırf çıkarlarından ve rantlarından dolayı iyi şeyleri engellediler. İnsanlığın gelişimine de büyük darbe vurdular. Bozguncular her alanda insanlığın düşmanıydı.
•   Dünya da tüm terör örgütlerinden beslenenler bozgunculuğu artırdılar. Kazananlar bizzat terörü kendileri yarattı.
•   Zalimler kendilerini dinin temsilcisi gibi gördüler. Kendilerini doğru yolda diğer dünya insanlarını sapıtmış gördüler. Her asırda Ortadoğuya çıkarları için haçlı birliği kurup masum halklara saldırdılar.
•   Ülke yönetimlerini, devletleri, kurumları insanları etkiledi. Yönetimleri eline aldı.
•   Kimi ülkelerde bu durum kısa sürede gerçekleşirken kimi uluslarda yıllar sonra gerçekleşti.
•   Dinin temel öğelerinden olan akılcılığı, bilgiyi, demokrasiyi, insana ve tüm haklarına saygıyı solcu inançsızlar sahiplendiler. Gücü ellerinden kaybeden masum inananlar zorlada olsa mantıksızlığı, yozlaşmayı, terörü ve her olumsuz şeyi onlara endekslediler.
•   Sömürdüler, istikrarsızlaştırdılar, kargaşa çıkarttılar, düşmanlığı yaydılar böylece insanlığın düzenini bozdular.
•   Haset dünyaya yayıldı. Ülkeler haset ettiler. Herkesi tehdit olarak gördüler. Kimse kimsenin büyümesini istemedi. Komşuya düşmanlık beslediler. Kimsenin büyümesini istemediler. İyi, doğru dürüst ve adil olanı tercih etmediler. Küresel barışa herkes bir darbe vurdu. Şeytanın egemenliğinde yeryüzünde lanetolası günler gördük.
•   Masum insanları tehdit oluşturur diye kendi güvenliklerini sağlamak için onlara zulmederek aslında kendileri zalim oldular. Şeytan onları aldattı. Bunlar gelecekte bizim için tehlikeli hem onları öldürelim hem de hazinelerini yiyelim dediler.
•   İnsanların arasına düşmanlık soktular. Rızkını Rabden bilmeyenler şeytanın bozuk düzeninde İnsanlık zor sıkıntılı ve acı dolu günler geçirdi.
•   Çıkarlarını her şeyin üzerinde tuttuklarından istekleri ve kalplerinin kararı ortaya çıkartılacak.
•   Rabbe inanmayanlar barışın kendilerine bir şey kazandırmayacağını çok iyi biliyorlardı. Çünkü onlar Ahrete inanmaz ve dünyayı arzularlardı. Savaşı isterler ki bunlardan kazanç sağlasınlar.
•   Kötüler. Dünyanın her yerine yayılmışlar. Çıkarları için sürekli kötülüğü istiyorlar. Her ülkede her ulusta her şehirde hatta her mahallede varlardı.
•   Bozgunculuğu destekleyen geniş halk tabakası meydana geldi. En alttan en üste kadar birbirleri üzerinden rızk sağlayan kötü bir düzen oluşmuştu.
•   Sayıları çok fazla arttı. İnanmayanlar kötülük ve zulümlerinden dolayı yeryüzünü yaşanmaz hale getirdiler. 
•   Mazlumlar hiçbir kötü olayı gerçekleştirmediler. Ancak zalimler kurguladıkları kötü tasarıları hayata geçirip devlet eliyle mazlumlara saldırdılar.
•   Mazlumların ve halkın sesi duyulmazdı. Devletler siyaset yapıyordu ve dünyayı devlet eliyle yönetiyorlardı. Ancak devletlere çıkarcı egemenler hakim olmuş yeryüzünde zulüm yaşanıyordu.
•   Kuzey Afrika ya, Arap yarımadasına, Afganistan, Pakistan, Türkiye ve nerede Müslüman bir ulus varsa hepsini bu düşünce ekolü yönetti.
•   ABD yi yöneten egemen bozguncular ülkeyi savaşla ayakta tutuyorlardı. Abd yi bir savaş ülkesi yapmışlardı.
•   Dünya da ki yapı daha güçlü; Büyük para babaları, Silah üreten ve satan tüccarlar, dünya zenginleri, birbirlerinden beslenen güçlü yapı. Doğal olarak bu yapı tüm ülkelere bir harita ağı gibi bağlı. Her ülkenin egemenleri ve zenginleri bu eski kötü yapıya hizmet ederek çıkarlarından dolayı bağlıdır. Zaten Arap baharıyla başlayan ve dünyaya sıçrayacak olan eski yönetimlerin devrilişi kaçınılmaz olarak görülecektir.
•   Dünya yı yönetenler sanki melek kanadı takmış şeytanlardır. İnsan hakları ve barış zalimlerin kullandıkları ancak hiç haberdar olmadıkları kavramlardı. Tezgah üstüne tezgah kuruyorlar. Kaşıkla veriyorlar kepçeyle alıyorlar.
•   İnsani çıkarları ve insan haklarını bahane ederek gittikleri ülkelerde gizli planlarını devreye sokuyorlardı. Zalimler kendi haklarını insan hakları yerine koyup öyle yorumladılar.
•   11 Eylülü gerçekleştirenler onlar, Ortadoğuya savaş açanlar onlar, silah üretip silah satanlar yine onlar, ulusları sürekli karıştıranlar ve savaş ekonomisine dayalı büyüyenler yine onlar.Kendilerini inananlar olarak adlandırıp İnsanlığa zulmedenler yine onlar. İnsanlık büyük tezatlık içindeymiş. Doğru görülenler gerçekte yanlış, Yanlış gösterilenler gerçekte doğruymuş. Zulmedenler sadece insanları değil kendilerini de aldatmışlar.
•   ABD de inançlı muhafazakar halk gerçekte inananlar mıdır. Yoksa zulmü sevenler midir. Savaşı isteyenler büyüklendiler. Seçim politikalarını savaş üzerinden sürdürenler yeni hesaplar peşindeler. Silah pazarları oluşturmak, petrol ve ulus hazinelerini sömürmek, güçlerini arttırıp egemenliklerini sürdürmek peşindeler.
•   Rab ‘Sürekli Mehdi nin kuvvetini arttıracağız.’ demişti. Arap baharıyla onun kuvveti daha da arttı. Zamanla daha da artacak. Avrupa ve Amerika ve ardından da dünya da ki eski bozuk sisteme karşı muhalif yapı da Rabbin kralını destekleyecek.  Kuru inatlarına uyan ve bunlardan beslenen zalimlerin destekçileriyle vicdanının sesini dinleyen doğrucu yapı da bir kenara ayrılacaktır.
•   Rab kralının bütün işlerini başarılı kılıyor. Tüm olayları bizzat kendisi yaratıyor. Küresel krizi, Mavi Marmara olayını, Arap baharını, Eski rejimlere öfke yeniyi arzulama eğilimleri gibi tüm işleri rab organize ediyor.
•   İnsanlar tüm bu olayların farkında olmayarak yaşıyor. Ancak yakında gerçekleri fark edecekler.
•   Arap baharıyla başlayan rüzgar Asya ya Avrupa ya Afrika ya Amerika ya tüm kıtalara ve uluslara ulaşacak. Rab kralının destekçilerini arttıracak.
•   Avrupa da bozguncuların hükümetlere egemen olmasına karşı olan muhalif inançlı yapılar da Rabbin kralına destek verecekler.
•   İlerde göreceklerinizden dolayı korkmayınız. Sıkıntı, bela ve zalimlerin kuvvetli oluşu sizleri yıldırmasın. Rab kralını mutlaka muzaffer kılacak. Rab verdiği sözden asla dönmez.
•   Rab kralıyla ve destekçileriyle beraber olacak. Her türlü doğa ve sismik olaylarla kralını destekleyecek. Her kötü oyunu bozacak. Düzeni değiştirecek. Böylece Rabbin egemenliği gelecek.
•   Bozguncular Türkiye de pkk yı kullanırken, dünya da da El-kaideyi kullanmaktadırlar. Israrla kan ve ölüm istiyorlar ve bundan besleniyorlar.
•   Kendi uydurdukları El kaide ile koca ülkelere girdiler. Başka ülkelerin düzenlerini bozdular. İnsanları öldürdüler. Büyük bir düşmanlık sokarak yeryüzünü çok kötü bir hale getirdiler.
•   Ülkeler içinde de derin tartışmalar ve ayrışmalar görülecek. Barış ve savaş yanlıları yani  iyilerle kötüler ayrılacak. Türkiye de seçimlerle ve referandumlarla ayrıldıkları gibi bu ayrışma dünya da da görülecek.
•   Barış isteyenler Rabbe inananlardır. Savaş isteyenler çıkar için her şeyi yapanlardır.
•   İsrail le Mavi Marmarayla başlayan kriz derinleşecek. Tartışmalar dünyaya yayılacak. Eski ile yeni çatışması görülecek.
•   Öyle bir hal olacak ki insanlar dünyada ikiye ayrılacak. Bir tarafta İsrail taraftarlı dünyayı isteyen çıkarcı zalimler. Bir tarafta Türkiye taraftarlı kardeşliği, barışı, ahreti isteyen inançlı mazlumlar.
•   Dünya bu değişimin mecburiyetini yaşarken kargaşalı ve çatışmalı bu dönemde artık savaş hazırlıkları yapacakları zamanda dünya evrende karanlık kör noktadan çıkış yapacak. Bir den aydınlanacaklar. Rabbin keskin kılıcını görecekler.
•   Tüm dünyada değişim süreci devam etmesine rağmen bozguncular terörler şiddetlerini arttırıp kendi yapılarını korumaya çalışıyorlar. Türkiye de ısrarla şiddeti pkk ile arttırmaları gibi dünyadaki büyük bozguncular da el kaide ile şiddeti arttıracaklar. Böylece istikrarsızlığı sağlayarak eski güçlerini korumaya çalışacaklar. Ancak tüm bu kargaşa ve mücadeleler devam ederken rab bozguncularını ve destekçilerini iki defa uyaracak ancak ısrarcı olduklarından onları yeryüzünden kazıyacak. Sonuç olarak insanların üç de biri ölecek ve dünya yeni bir döneme yani Rabbin egemenliğine girmiş olacaktır.
•   Dünyada artık savaşla egemen olunmayacak. Doğruları söyleyerek yapılan siyasi savaşı adil ve haklı olan kazanacak.
•   İyilerin içinden kötüler silkelenecek, temizlenecek.  Yeryüzü inançsızlardan ve kötülerden temizlenecek. Onlar aralarında olduğu sürece olaylar şiddetlenerek devam edecektir. Çünkü değişime karşı her türlü şiddeti kullananlar kötülerdir.
•   Bozguncu zalimler, tüm dünyaya sahip olup ardından da canlarından oluyorlarsa geçmişte yaptıklarına ve kendilerinin kime uyduklarına bir baksınlar.
•   İnançsızlar, dünyayı isteyenler İsrail hükümetinin etrafında toplanacaklar. Barışı reddedenler bir safta  savaşı isteyenler bir safta yer alacak.
•   Zalimler güçlü olduklarından Rabbin kralını bastırmaya çalışacaklar. Ancak Rab sürekli onu melekleriyle destekleyecek.
•   İrena kasırgası, lee kasırgası, Japonyadaki Talas fırtınası, kum fırtınaları, tropik fırtınaların yoğunluğu bize gösteriyor ki Rab güney rüzgarlarıyla ilerliyor. Sürekli kasırgalarla ve sellerle uğraşacaklar. Rab onların kentlerini yıkacak. Sürekli şehirlerini onaracaklar. Kazançları boşa gidecek, büyüyemeyecekler ve en önemlisi gerçeği anlayamayacaklar anlasalar da doğru yola gelmeyecekler.
•   Bozguncuları dehşet dolu günler bekliyor. Asla kaçıp kurtulamayacaklar. Onlar şeytanın tarafında oladursunlar. Biz de Rabbimizin tarafında olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
•   Rabbin kralını yalnız zannediyorlar, ancak görünmeyen öyle bir ordu var ki  siz göremezsiniz. Rab onu destekliyor. Ve kötü plancıları destekleyenlerin şehirlerine akınlar düzenleyen (doğa olayları gerçekleştiren) melekler var. Rab işte her şeyi değiştiriyor ve yeniliyor.
•   Tüm olaylar Rabbin senaryosu, ve vaadini gerçekleştirmek için meydana getirdiği nedenlerdir.
•   Rabbin işlerine bakın. Yunanistan ı kurtuluş savaşında kullananlar, şimdi ağır kriz altında ezilmiş ve bitmiş. Ancak bozguncular bu çaresizliğini yine Rabbin kralı ve ülkesi için kullanabilirler.
•   Rab tüm olayları kralının önüne getirip onunla kendini tanıtıyor.Tüm işler Rabden çıktığından Kralını her işinde doğru, isabetli ve başarılı kılıyor.
•   Bir derin kriz daha dünyayı sallayacak. Hepsi dip yapacaklar ve ülkeler çok etkilenecekler. Ceplerde metelik kalmayacak. İnançsız bölgelerde şiddetle beraber sosyal patlamalar görülecek.
•   Yeryüzünün tüm sermayesi Türkiye ye gelecek. Buradan dünyaya refah ve esenlik olarak dağıtılacak. Türkiye de işsizlik biteceği gibi dışarıdan işçi göçü alacak. Tüm ulusların istikrarı, güvenliği ve ekonomisi canlandırılıp yeryüzüne esenlik yayılacak.
•   Eski bozuk düzen yıkılırken yeni düzenin inşasında sıkıntılar yaşanacak.
•   Yolun sonuna geldik. İnançsızların sisteminin çöküşünü herkes görüyor.
•   Artık terör ve savaş devri bitiyor. Kardeşlik ve barış devrine girildi.
•   
EL KAİDE
•   ABD yi geriden yöneten bir derin devlet yani güçlü bir lobi var. İç ve dış politikaları bunlar belirliyor.
•   Dünyayı geriden yöneten büyük sermaye sahipleridir. Bunlar silah ürettiler, Kendilerine hizmet eden ve kazanç sağlayacağı guruplara pazarladılar. Para ile İsrail devleti kurup kendilerine karargah yapmışlardı. Sonra El kaideyi 11 eylülle yarattılar ve El-kaideden beslendiler. Dünya yı aldattılar. Şimdi dünya ya egemen bu yapı barışı hiç istemeyecek. Rabbin kralı doğru olanı gösterecek, mazlumun haklılığını sergileyecek, barış için mücadele edecek. Ancak El-kaideyi yaratanlar şiddeti ve terörü tırmandırmaya çalışacaklar
•   Zalimler sürekli yeni kazanç peşindelerdi. Yeraltı zenginlikleri iştahlarını arttırmış gelişmemiş ülkelere göz dikmişlerdi. Zalimlerin ihtirasları sürekli arttı. Doyumsuzluklarından insanları katlettiler.
•   Dünyanın tüm ülkelerinde bozguncular egemenliği eline almış. Gerek hükümet gerek askeri ve derin devlet yapılanmasıyla bürokrasiyi de elinde tutarak güç odaklarını elinde tutmuş.
•   İnandıklarını sanan bozguncular, zulümle kurdukları büyük krallıklarının başına sahte peygamber George Bush u getirdiler.   Kendisine verilen yücelikle şaşırtıcı yıkımlar yaptı.
•   Güçlü ve gelişmiş silahlarıyla ve boyun eğen yalakalarla rızkı dağıtan krallık kurmuşlar gibiydi. İnsanlar ABD den isteyerek onu tanrı gibi görüyorlardı. paranın merkeziydi. Ekonomileri yönetiyordu. Yıkılmaz ve sarsılmaz bir devlet olarak görülüyordu. Zalimler de her şeyi yapardı
•   Deccal ve ülkesi güçlüydü. Devlet yönetimleri onlara boyun eğiyordu ve ona bağlıydı. Hiçbir ülke ona savaş açacak cesarete sahip değildi. Bunun üzerine terör yaratarak ve bunu bahane ederek ülkelere girmeyi arzuladı. Böylece yeryüzünün hazinelerine hem sahip olacak hem de dünyayı dilediği gibi yönetecekti.
•   11 Eylülle el kaide terör örgütünü kendileri oluşturdular. Egemenler zengin olan ve kendi emsallerinde olan bir adamı Usame bin ladini hedef olarak göstererek inançlı halklara saldırdılar. Böylece uluslara girdiler. Ortadoğu ya girmek hazinelerinden faydalanmak istediler. Dini de buna bahane ederek birbirlerini savaşa çağırdılar. Tarih yine tekerrür etti ve Çıkarcılar yine haçlı birliğiyle mazlumlara saldırdılar.
•   Şeytan insanlara dedi ki ABD nin varlığı ne güzel. Adaleti güvenliği sağlıyor. Onun sayesinde nimetlere sahibiz. Onun yaşamının devamlılığı için çalışmalıyız dedi.
•   Terörü yaratanlar böylece karşı cephe oluşturdular. Terörü oluşturanların saldırılarıyla karşı cephe kendiliğinden gelişti. El kaide arkasına pek çok bilinçsiz insan toplandı. Terörü kurup büyük olayları gerçekleştirenlerle sonradan kendilerini savunma amaçlı mücadele ederek teröre katılanlar aynı kişiler gibi görüldü. Egemenlerin hükümranlığı böyle devam ediyordu.
•   Savaşı benimseten kötülüğü ve düşmanlığı körükleyen bu bozguncular her şeyi planladılar. Dünyanın ardına düşmüş menfaatçi Kötüler bir cephede toplandılar. Güçlü egemenlerin sayesinde kazanç sağlıyorlardı.
•   Güçlü oldular. Silahı ve askeri yapıya sahip oldular. Güce sahip bozguncu egemenler yönetimleri ele geçirdiler.
•   Diledikleri kötü planı yürürlüğe koydular. Medya ile dünya kamuoyuna düşmanlığı aşılayarak yeryüzünde kargaşa çıkarttılar.
•   Terörü yaratan egemen güçler terörü kendileri yaptıkları gibi kendileri kınıyorlar.
•   Terörü dillendirerek propagandasını yaptılar. Terörden beslenenler gündemde sürekli sıcak tuttular.
•   Yıllarca El-kaideyi vuruyoruz diye ülkelere girip çıkarları için gelecek hazırlığı yaptılar. Rab onların bütün kötü oyunlarını ve çabalarını boşa çıkardı. İnançsız zalimler kendilerine cehennemde derin yer seçtiler.
•   11 Eylül sonrasında medya Müslümanların kötü olduğunu yaydı. Ayrımcılık ve düşmanlığı en zirveye taşıdı.
•   Böylece bazısı bazısını kandırıp saptırdı. İnsanları aldatıp yoldan çıkaranlar birbirlerine yaldızlı sözler söyleyip yalanlara kapıldılar.
•   Terörü oluşturanlar adını el kaide koydular, ve terörü islamla bağdaştırdılar.
•   11 eylül saldırılarını gerçekleştirdikten sonra el-kaideyi yaratanlar dünyaya yalanlarının doğrulatmak için ellerinden geleni yaptılar.
•   Son haçlı seferini ateşlemek için tasarlanan 11 eylülle büyük ve kötü bir plan hazırlandı. Ülkelere girildi ve krallar devrildi.  Bozguncular kendi sonlarını kendileri hazırladılar.
•   Rab daima mazlumun yanında olacaktır.
•   Eskinin eşkiyaları, haramileri, yol kesenlerin bugünkü modern adı terör oldu. Her terör örgütünün etrafında çıkarını düşünen belirli güçler toplandı. Kazanç sağlayanlar, mevkii kuranlar, ticaretini kuranlar fikren destekleyenler pek çok amaçsal gurup tek terör çatısında toplanır oldu.
•   Terör örgütü bir şirket gibidir. Terörü ilan edersiniz oraya çıkarcılar toplanır. Bu işten kazanç sağlayanlar çıkar. Yönetimi oluşturan kurucu yapı asıl pastayı kapar. Bu işten ekmek yiyen geniş bir zümre çıkar. Rant sağlayanlar çıkar.Fikren destekleyenler çıkar, Rüzgara kapılan cahil insanlar ellerine silah alıp türlü saldırılar ve intahar olayları meydana getirirler. Gerçek ve büyük olayları terörü kuranlar gerçekleştirir. Medya ile ilanlarını arttırırlar. Haklılıklarını sergilemeye çalışırlar. Buna tepkili bir yapı da ortaya çıkar. Böylece Terör örgütü zamanla güçlenir ve ortaya sağlam bir yapı olarak çıkar. İşte Pkk ve El- kaide de böyle oluştu ve şekillendi.
•   Bozgunculuğu yapanlar kendini savunan mazlumları terörmüş gibi gösterdiler. Dünya kamuoyunda haklıymış gibi ilan ettiler. Halbuki onlar zalimlerin ta kendisiydi.
•   Dünya ya bakın kim ülkelere saldırmış, kimler zalim; kimler ölüyor kimler mazlum. Terörü yaratan ve terörü bahane ederek savaş isteyenler de kendileridir.
•   Terör örgütlerinden kazanç sağlayanlar doğruluğun, barışın ve adaletin gelmesini hiç istemeyecekler.
•   Rabbin kralına karşı yalanlarını inandırmak için El-kaide ile şiddeti tırmandırıyorlar. Bombalar,  intihar saldırıları, her türlü terör olayını gerçekleştirecekler.
•   Terör silahla şiddetle ve insan öldürmekle varlığını korudu. Şeytan da terörle egemenliğini kurdu. Çıkarcılar şeytana uydular. Çıkarcı insanlar ve aldananlar bu oyunun parçası oldular.
•   Savaş masrafları, umduklarını bulamama, inananların direncinde boğulmaları, küresel krizler  zalimleri bitirdi. Bunlar ne arzuluyorlardı ki. Her ülkeye silahla girip hükümetini yıkıp tüm hazinelerini yemek istiyorlardı. Daha sonra yeni bir ülkeye, Oranın da nimetleri bitince başka bir ülkeye mi saldıracaklardı. Dolayısıyla bu zalimler insanlığa savaş açmışlardı. Ebedi olmayan dünyada neyin mücadelesini veriyorlardı. Onların şeytana uymuşluğunu ve şaşkınlıklarını herkes görecek.
•   Rabbin kralı 11 eylül sonrası dünyada oluşan islama karşı önyargıyı kıracak ve insanların gerçeklerle tanışmasını sağlayacaktır.
•   Zalimlerin egemenliği kısa sürer. Borç vererek, Yardım ederek, Övmeyle ve psikolojik destekle ülkelerin kendilerine itaatkarlığını sağlıyorlardı. Zalimlerin egemenliği yıkılmaya mahkumdur.
•   Zalimi iyi, mazlumu zalim olarak göstererek olmayanı olmuş gibi gösterdiler. Mazlumları tehlikeli ve düşman olarak göstererek kendileri bozguncu zalim oldular.
•   Ortadoğu halklarına silah üretip dağıtan bozguncular terörü ilan edip saldıranlar da kendileridir. Hem silah dağıttılar hem de silahları bahane ederek saldırdılar.
•   ABD ve İsrailde ki bozguncular, el-kaide ile terör olaylarını arttırarak varlıklarını sürdürmekteler. Egemenliklerini korumak için her türlü terörü kendileri yapıp gündemde sıcak tutarak beslenmekteler.
•   Bozuk sistemin savunucuları makamları için her şeyi yapıyorlar.
•   Dünyayı isteyen bozguncuların yanında olanlarla ahreti isteyip barışın yanında olanlar ayrılacak. İnsanlar ikiye ayrılıyor. Yargılama öncesi gerçekler ortaya çıkarılıyor.
•    Silaha ve silahlı adamlara sahip olmak dünyanın her yerinde egemen güç olmanın belirtisiydi. Çünkü doğruluk adalet ve sevgi toplumda değer bulmuyor ve etkin bir güç olmuyordu. Kötülerin egemen olduğu dünyada iyiler eziliyordu.
•   Devletin yönetimine bozguncular egemen olmuş. Rab aydınlanma ile rejimleri devirecek. Kötü sistemler yıkılacak.
•   Zalimlerin kurmuş olduğu düzen mutsuzluk ve huzursuzluk verdi. Kötülük kargaşa kaos hüküm sürdü. Yeryüzünden esenlik kalmamıştı.
•   Zalimler küresel bilince ne kadar iyi görünmeye çalışsalar da gerçek yüzlerini gizleyemeyecekler. Rab için dünya barışı fedakarlık ister.
•   Öldürmekten ve ölüm anlarını görmekten zevk alanlar zulümde ileri giden aşağılıklardır.
•   Mazlumu katlederek kendi gücünü ispatlayıp sefalarını sürdürenler Rabbin yanında aciz ve beter olacaklar.
•   Çıkarlarına hizmet edenler, barışı sevgiyi iyiliği ve gerçekleri savunuyormuş gibi görünerek insanlığa zulmettiler. İnsanlık dip yaptı. İnanç ve maneviyat bitti.
•   Tüm kötü işler, iyiliğin savunucusu gibi görünen egemenlerden çıktı. Kin ve nefretle kötülüğü ve düşmanlığı devam ettirmek istediler.
•   Şeytana tabi olan bozguncu egemenlerin yalakaları, ayakçıları hizmetkarları çıktı. Bunlardan beslenenler çıkarları için her şeyi yapıyorlardı. Kurulmuş kötü sistemleri işliyordu.
•   Bozguncu egemenler kendilerine yapılan yalakalıktan, hizmetlerden, övgülerden yani her türlü ibadetlerden zevk alarak büyüklendiler.
•   Dünya bozguncuların egemen olduğu birkaç ülkenin kölesi olmuş.
•   Dünyadaki bu kaos şiddet, çatışma, terör olayları, krizler, siyasi çalkantılar bize yeni bir sistemi ve esenliği müjdeliyor. Dünyanın bozuk düzeni yıkılıyor.
•   Bozgunculuğa destek verenler tarihe kara bir leke olarak yazılacaklar. Rab zalimleri yargılarken onların hali içler acısı. Bozgunculuğa destek verenler de Rabbimiz bizi aldatanlara daha agır ceza ver diyecekler.
•   Terör örgütleri araç oldu. Zalimlerin silahlı gücü oldu. Terörü başkaları adına kendileri yapıp onlara yine savaş açan kendileriydi. Şeytanın oyununda aldanan nice insanlar cehenneme hazırlandılar.
•   Yeryüzü hazineleri için ülkeler, toprak ve mal için insanlar birbirlerini öldürdüler.
•   Çıkar için yapılan savaş Rabbin gözünde iğrenç. Çünkü Rab iki insanın menfaati için tartışmasına, kavgasına ve savaşına öfkelenir. Çünkü hayatı o varetti. Bir düzen arzuladı. Sınırsız nimetler hepsine yeterken onlar açgözlülükle kavgaya tutuştu.
•   Bir zamanlar uzak kıtalarda yaşayan mazlumların topraklarına silah gücüyle girip zorbalıkla mallarına ve ülkelerine girenler bugün türlü zenginliklere sahip olup egemenliklerini kurmuşlar. Dünyayı istemeyle oluşan kötü düşünceleriyle insanları katledip egemenliklerini kurduktan sonra bir ara iyi  düşünce hali geçirerek barışa, demokrasiye ve insan haklarına hizmet eder olmuşlar. Sonra yine genel kötü düşünce haline kapılarak zulümle ve terörle egemenliklerini korumuşlar. İşte şeytan böyledir. Büyük kötülüklerinin içine bazen küçük iyilikler bulaştırır ki kendilerinin haklı olduğunu zannetsin. İnsanı sinsice aldatır ve kendisini iyilerden ve doğrulardan zannetsin. Zulmedenler bir kısım insanlara iyi davranırken çogunluğa zulmeder. Mazlumu ezdiğini göremeyecek kadar kör olurlar. Yani aslında her iyilik haline bir kötü düşünce ve her kötülük haline bir iyi düşünce bulaşır. Bu bulaşıklık çok etkili ve gereklidir. Kötüler kendini iyi bilmesi için ve iyiler kendini kötü bilmesi içindir.
•   Yeryüzünde Rable Şeytanın mücadelesi devam ediyor. Rabbin kralıyla şeytanın kralı deccal mücadeleye devam ediyorlar. Terör sıkıntı ve gözyaşı artması gelecek olan esenliği, barışı ve Rabbin egemenliğinin müjdesidir. Çözülemez ve içinden çıkılmaz bir hal aldığında Rabbin kendisi müdahale edecektir.
•   Şeytan haksızlığı kabullenmez. Zalimler ve destekçilerinin haksızlığı ortaya çıkınca diklenerek ısrarla şiddete yönelecekler. Ancak özr dileyip vazgeçselerdi affedilirlerdi. Şeytan özr dilemez. İnatla zalimliğe devam eder. Kalpleri kötü olanlar kötülüğü ve düşmanlığı ektiler. Tüm pis işler onlardan çıktı. Onlar Rabden hep şüphe ettiler, sürekli şeytana tabi oldular.
•   AB yi bir hırıstiyan kulübü gibi gördüler. Türkiye yi AB almadılar. Tüm yeniliklere reformlara ve barışçı yaklaşımlara rağmen kötü niyetlerinden Türkiye den çekindiler korktular.
•   Rabbin kralı dünyadaki tüm haksızlık ve yanlışlıklarla mücadele ediyor. Tüm olaylarda Türkiye nin haklılığını biliyorlar. Ancak zorla isteklerini kabul ettirmeye çalışıyorlar. Çıkarcılar egemenliklerine ve dünya metasına aldanmasalardı doğruluk ve barış için rabbin kralının yanında olurlardı.
•   Türkiye de bir kriz lobisi var. Kara propaganda yapıyorlar. Ülkeyi kaosta göstermeye çalışıyorlar. Rabbin kralı gitsin ve düzen bozulsun istiyorlar.
•   Türkiye dış politikada bir zirve yaşıyor. Her ülkeyle dostane görüşülüyor. Amerika bile Ortadoğuyla ilgili konuları Türkiye ye danışarak yapıyor.   Etkin, canlı, güçlü, yapıcı ve dünyaya liderlik yapacak yapısıyla evrensel kavramlara sahip çıkıyor. Türkiye tüm ülkelerle hızlı etkin görüşüyor.
•   Bugün dış politikada olanlardan korkuyorlar. Şaşkınca bakıyorlar ve anlamaya çalışıyorlar. Ne oluyor diye de kendi kendilerine soruyorlar. Onlar Rabbin gelişini göremeyecek kadar körler.
•   Yunanistanı, kıbrısı, Ermenistanı kullanarak bu halkın sonunu hazırlayanlar şimdi de aynen tekrar kullanarak bu halkın, barışın, Rabbin egemenliğini engellemek istiyorlar.
•   Türkiye halkı, Türkiye deki ve dünyadaki değişimi ülke içerisinden göremiyor. Dışardan Türkiye ye ve dünyaya bakıldığında değişim çok net görülüyor. Dünya Türkiye yi konuşuyor. Yabancı basını takip edenler Dünyadaki değişimi ve Rabbin kralıyla Türkiye nin yükselişini görüyorlar.
•   Türkiye dünyayı ve bölgesini iyi okuyor. Ferasetle bakıyor. Ağırlığını fark ettiriyor. Herkese güven veriyor. Türkiye nin barış için çabalarını görüyorlar. Rab, kralını ve ilk destekleyen ulusunu gösterdi. Sonra pek çok ulus kralın ardına düşecek.
•   Türkiye nin yapıcı, barışçı ve akılcı yaklaşımları ticari anlaşmaları, turizm gelirlerini ve sürekli büyümesini de beraberinde getiriyor. Her durumda dışa bağımlılığı azalıyor. Pazarı genişliyor. Türkiye artık kendi ayakları üzerinde duruyor.
•   Türkiye de Ergenekon yapılanması gibi dünya da da bozguncu bir yapılanma var. Bu yapıda başı ABD de İsrail lobisi çekmektedir. Silah üreten, ticaretini yapan ve kendilerinin tasarladığı el-kaide ile beslenen bu yapı dünya gündemini belirliyor.  Arap baharıyla başlayan dünyadaki cuntacı ve baskıcı rejimlere başkaldırı Amerikanın dünya cuntacılığına ve baskısına başkaldırı olarak devam edecektir.
•   Türkiye küresel bir güç olma hevesinde değildir. Rab için barışa hizmet ettiğinden Küre gücünü ona vermektedir. Global dergilerde Türkiye nin ılımlı devrimi diye başlıklar atıyorlar.
•   Rabbin kralının ülkesinde ve buna müteakip dünyada olağanüstü bir değişim dönüşüm süreci gerçekleşiyor.
•   Rabbin kralı tüketime aç ve işsiz ulusları dünya ekonomisine kazandıracak. Yeni kurulan düzen adaletle ve bereketle işleyecek. Esenlik hep onların olacak.
•   Arap baharıyla başlayan Türkiye nin liderliği dünyaya hakim olacak. Rabbin kralını tüm dünya dinleyecek, herkes ondan söz edecek, hepsi onu takip edecek ve ona uyacaklar.
•   Rabbin kralıyla Türk bayrağı dünyada dalgalanacak.
•   Pek çok ülke Türkiye ye karşı pkk yı lojistik, siyasi, istihbarati, askeri, mali her açıdan açıkça destekliyorlardı. Desteklerin çoğu Rabbin kralı sayesinde azaldı, ancak halen de gizliden destekliyorlar. Yıllarca terörün büyümesine yönelik her türlü desteği verdiler. Türkiye nin büyümesinden korkuyorlardı. Bir tehdit olarak görüyorlardı. Dünya bozguncuları Osmanlı ve Türkiye için çok kara propaganda yapmışlardı. Ancak Rabbin kralıyla barışın kardeşliğin ve Rabbin vaat ettiği esenliğin onlardan geleceğini bilememişlerdi.
•   Türkiye Rabbin kralıyla başını gömülü topraktan çıkardı ve komşularına dünyaya bakmaya başladı. Yalana ve haksızlığa haykırıyor, Doğruya ve iyiye yönlendiriyor. İç ve dış siyasette olağanüstü gelişmeler oluyor. Tüm insanlar Rabbin kralını tanıdı. Doğruluğunu ve adilliğini sever oldular.
•   Kim evrensel dini (Barışı, kardeşliği, insan haklarını, sevgiyi ve iyiliği) savunuyor. Kim Şeytana (savaşa, düşmanlığa, ayrımcılığa, haset ve kötülüğe)çıkarlarına tabi oluyor. İşte ikiye ayrılan iyilerle kötülerin savaşında sona gidiliyor.
•   Türkiye nin lider ülke algısı artıyor. Türkiye yi ve dünya yı doğru okuyanlar gerçekleri görüyorlar.
•   Avrupa da ‘Türkiye, Kıbrıs ı tanımayarak AB yi aşağılıyor.’ diye manşet atıyorlar. Onlar Rabbin kralının barış tekliflerine gelmediler. Kıbrıs barışı için çok çalıştı. Ancak onlar çözümü tıkadılar. Yalanla düşmanlık empoze ediyorlar.
•   Dünya da egemen bozguncular medyalarında kralı kötülüyorlar. Kavgacı, çatışmacı, çıkar ve rant hevesinde olarak tanıtıyorlar. Onu itibarsızlaştırmak istiyorlar. Yalan söylüyorlar. İftira atıyorlar. Kralın ülkesinde de bunlar sürekli oldu. Ancak yalana ve yaygaraya kimse itibar etmedi. İnsanlar artık gerçekleri görüyorlar. Rabden korkanlar Kralının yanında olmak mecburiyetindeler. Çünkü onlarda vicdan var.
•   Avrupa birliğinin oyalamaları, İsrailin yaptıklarına artık tahammül edilemez olması, Kıbrıs ta söz dinlemez tavırları, Irakı kaos içinde bırakmaları, Arap baharında güçlü zorba yönetimlerin değilde mazlum halkın yanında olması, gerçeğin ve adaletin ardına düşmeleri kralı güçlü kılmaktadır.
•   Rabbin kralıyla Türkiye, dünyayı doğru bir sürece sürüklüyor. Tüm dünya ondan bahsetmeye başladı. Dünyanın en meşhur dergilerinde ve global medyada hep ondan bahsediliyor.
•   ‘Türkiye kendisini ne zannediyor.’diyorlar. Güçsüz diye küçümsüyorlar ve ilerde tehlike oluşturur diye savaş isteyecekler. Musa ve kavmine de aynısını yapmışlardı. Onları serbest bıraktıktan sonra bizim için tehdit oluştururlar diye arkalarına düşüp katletmek istediler. Ancak sonra ne oldu Denizin içinde gark oldular. Bu zalimlerin sonları da böyle kötü olacak.
•   ABD Türkiye nin Orta doğuda ki kritik öneminin farkına vardı. Orta doğuyla ilgili her karada ortak hareket etmek istiyorlar.
•   Türkiye dünyada hak ve adalet ve barış için sesini yükselttikçe pkk ve el kaide geniş destek bulacaktır. Rab kendini gösterirken Şeytan da azgınlığını arttıracaktır.
•   Rabbin kralının söylediklerine tahammül edemiyorlar. .Zulümleri ve suçları ortaya çıktıkça şiddete başvurarak azgınlıklarını arttırıyorlar.
•   Münafıklar Dünya güçlerine biz bunları yenemedik bize yardım edin, bari siz yenin diye medet umacaklar.
•   Bozguncular Rabbin kralıyla Türkiye nin büyümesinden çok rahatsız. Bozguncular kriz içinde boğulurken Türkiye nin etkinliğini kıskanarak gelecekte güçlü olacağından tırsacaklar. Eski kazançlarını da bulamamalarından savaş isteyecekler. Bahaneleri hazır ve çok; Kıbrıs meselesi ve orada petrol arayışı, Batık Yunanistan ın çaresizliğini kullanmak, Ermenistan ı kışkırtmak, Pkk ya destek vermek gibi nice yollar bulsalar da bu onların ancak zalimliğinin isbatı olacak. Bozguncuların ısrarcılığı insanlığın önüne serilecek. Dünyanın her yerinden krala ve ülkesine destek gelecek. Her yerden Rabbe dualar yükselecek. Sonra Rab onlara belayı verecek. 
•   Türkiye nin barışçı yaklaşımları ve insani değerlere sahip çıkmasından dolayı dünyayı sömürenler Türkiye nin haline öfkeleniyorlar. (Silah üreten ve satanlar, petrol zenginleri, savaştan beslenenler, bozuk düzenden memnun dünya hazinelerini çıkaranlar yeni düzenden hoşnut değiller.)
•   Dünyaya egemen bozguncular Rabbin kralını ve Türkiye yi küçümsüyorlar. Dün neydiniz bugün neyin mücadelesini veriyorsunuz diyorlar. Dünkü borç aldıkları Türkiye devleti onlara hizmet ediyordu. Bugün rabbin kralıyla Türkiye devleti barışa hizmet ediyor.
•   Türkiye nin güçsüz olduğunu belirterek küçümsüyorlar liderlik çıkışı da onları kaygılandırıyor. Bugün Rabbin kralıyla Türkiye değiştiği gibi dünyada değişiyor.
•   Akılları küçük olan egemenler tehditle, azgınlıkla, şiddet ve savaşla mı rabbin kralını ve taraftarlarını sindirmek istiyorlar.
•   ABD başkanı Obama nın dünyanın lideri hala biziz gibi söylemleri Türkiye nin ve Rabbin kralının yükselişinin etkisiyledir.
•   İnanan mazlumlar, düşmanlığı ülkelere değil bozgunculara ve destekçilerine beslemelidir. Her ulusta bozguncularla mücadele edilecek. Herkes kendi ulusunun bozguncularını devirecek.
•   Her şey sorgulanacak. Gerçekler açığa çıkacak. Barışa hayır deyip savaşı isteyenler dünyayı istemekten vazgeçmeseler de dünya değişiyor ve her şey yenilenecek.
•   İdeolojik ve baskıcı devletlerin yaşaması artık mümkün olmayacak. Evrensel değerler, tam demokrasi, insan hakları, sosyal yaşamın kalitesi amaçlandıkça bozuk sistemlerin devrilişini göreceğiz.
•   Dünyayı isteyen çıkarcı bozguncular siyasetle kendi dilediklerini türlü yalanlarla yönetime getirdiler. Seçilecekleri bile kendileri atadılar. Verdikleri sözleri hiç tutmadılar. Oyaladılar, unutturdular, aldattılar.
•   Her ülkede ve her şehirde Şeytanın kurduğu bozuk düzene karşı isyanlar yürüyüşler görülecek. Yönetimlere yapılan bu yürüyüşler aslında şeytana karşı yapılmaktadır.
•   Mazlumlar susmayacak. Doğru olanı haykıracak. Adaleti, eşitliği, özgürlüğü haykıracak. Barışı ve kardeşliği haykıracaklar.
•   Rabbin kralı kendi ulusunda yönetime gelince devleti iyi yönde değiştirdi. Dünya yönetimlerine karşı ancak devlet yönetimiyle mücadele edilebilirdi. Dünyada barış ve demokrasi için sevgi ve esenlik için mücadele sürecek.
•   Çıkarlarından dolayı Rabbin dini olan dünya barışına karşı olanlar kaybedecekler. Terörü isteyenlere karşı tüm insanlık direniş gösterecek.
•   Artık mal ve güç sahibi egemenlere yalakalık yapma dönemi bitti. Rabbe yalakalık dönemi başladı. İbadetler artık Rabbe yapılacak.(Tüm yapılan işlerde Rabbin rızası gözetilecek.)
•   Yalan yerine doğruluk, savaş yerine barış gelecek.
•   Güçle kurulan egemenlik uzun sürmez. Hak geldiğinde batıl yıkılır. Setleri, kaleleri en güçlü silahlara sahip olan ülkeleri ancak doğru ve adil olanlar devirir.
•   İnanılmaz kötü karanlık bir çağ yaşadık. Yeryüzünde savaş ve kargaşa yılları gördük ve şiddet tavan yaptı. İnsanlarda kötülük, kin, öfke, saldırganlıktan oluşan bozuk bir psikoloji vardı.
KRİZ
•   Tevrat ta Rab dedi Ki; ‘Ceplerde metelik kalmayıncaya kadar mehdi gelmeyecek.’ Aynen denildiği gibi krizler ceplerde metelik bırakmıyor. Gerçekten insanlar şimdiden çaresiz durumlara düştüler.
•   Dünyada küresel ekonomi dip yapacak. İstikrar olmayacak. Yeni istikrar ve güven Rabbin kralıyla sağlanacak.
•   Dünya da istikrar ve güven kalmadı. Kurdukları kötü düzen savaş ve düşmanlıktan başka bir şey vermedi. Güven kalmayınca sistemleri yıkıldı. Bu yıkımın ilk öncüsü 2008 küresel krizle başladı.
•   İlk krizde devletler bankaları ve özel sektörleri kurtarmaya çalıştı ancak sonra devletler batmaya başladı. Devletlerin kurtarılması para üzerinden kazanç sağlayan çağdaş sömürgeci İMF ye kaldıysa vay insanlığın haline.
•   Bütçe açıkları, işsizlik oranları, çarkların dönmemesi, işleyen kanalların tıkanması ve hepsinden önemlisi güvensizlik insanlığı sarsıyor.
•   Rab onlara ardı ardına kriz verecek onlarda kalıcı tahribat yapacak.
•   Ekonomileri istedikleri gibi yönettiler. Parayla oynadılar. Oynattılar. Yaşamları ve sistemleri değiştirdiler. Ülkeleri batırdılar, çıkarttılar. Kendi kazançlarını düşündüler.
•   Tükenmez dünya nimetlerine rağmen kuraklık, kıtlık, yokluk, pahalılık yaşadılar. Onca dünya hazineleri insanları doyuracakken kötü kazanç yolu seçenler haksızlıkla savaşlarla ganimet elde etmek istediler. İzledikleri siyaset dedikodu ve gıybet yapmak oldu. Karalama kampanyaları yapıp ulusları birbirine düşürdüler. İşte dünya böyle yönetiliyordu.
•   Zulmü ve kötü kazancı seçenlere bereket kısılır. Barışı ve temiz kazancı seçenlere ise bereket arttırıldıkça arttırılır. İnsanlar sadece Rabbe kulluk edince barışı sağlayınca esenlik gelecektir. Tükenmez yeryüzü hazineleri insanlara sunulacaktır.
•   Küresel kriz temelleri yerinden sarstı. Ekonomileri ve istikrarları belirleyenler kendi ekonomi ve istikrarlarından olacaklar. Kriz Rabbin keskin kılıcı gibi birden geldi. Artık egemenliklerini kaybettiler.
•   İMF ile borç vererek faiz üzerinden para kazanmayı umuyorlar. Şimdi de çağdaş sömürgeciler. Doların değerini de yükseltip kazançlarını daha da arttıracaklar. Yunanistan a koşa koşa borç vermeye geldikleri gibi borç verecek ülkeler arıyorlar. Ancak hiç de arzu ettikleri gibi olmayacak.
•   Rabbin kralının ülkesinde bozguncular sürekli kriz çıkarttıklarından halk krizlere alışkın ve deneyimliydi. Halk artık krizsizliği hak etmişti. Ve Rabbin kralı halkına güven verdi. Teğet geçecek dedi ve biz güçlüyüz inancını verdi.
•   Rabbin kralı Küresel krizden ve durgunluktan dolayı yerinde kararlar aldı ve çarkların dönmesini sağladı. Gittiği uluslarda yeni pazarlar ve ihracat genişliği sağladı. Türkiye de sağlam bir yapı, güçlü bir ekonomi meydana geldi. Geniş pazara dayalı, sürekli büyüyen ülke oldu.
•   Temiz kazancı ve yeni pazarları düşünmeyenler eski dünya sömürgecilikleriyle krizden çıkacaklarını mı sanıyorlar. Dar alana dayalı pazarı ve bozgunculuktan kazanma arzuları onları saptırdı. Değişen dünyanın buna izin vermemesi nedeniyle egemenlikleri çökecek.
•   Rabbin kralı gittiği her yere işadamlarını götürdü, yeni pazarlar yeni anlaşmalar yaptı. Vizeleri kaldırdı. Ticaret hacmini büyüttü. Devlet olarak da gereken her şeyi sağladı.
•   Ekonomik çöküntü, dünyada istikrarın olmayışı nedeniyle ABD ve Avrupa kentlerinde sosyal patlamalar görülebilir.
•   Krizlerin ardından bir kargaşa ve kaos ayları görülecek. Etnik siyasi ve dini çatışmalar çıkacak. Bunların olması gerek bunlar değişimin son sancılarıdır.
•   ABD artık kendi ayakları üzerinde duramıyor. Kendi ekonomilerini düzeltmekle uğraşırlarken türlü sorunlara boğulmuşlar. Dünyayı yönetmekten acizler.
•   Dünyanın her yerinde krizin getirdiği eylemler artıyor. Kemer sıkma politikaları, Eğitim giderleri ve harçlarına tepkiler, kesintiler, zamlar gibi pek çok nedenlerle eylemler artmaktadır.
•   Dünyada yükselen gıda fiyatları pek çok sıkıntıyı doğuruyor.
•   Ülkeler uluslar arası anlaşmalarda dolar la alışverişi kaldırıyorlar. Türkiye- çin aralarında dolar üzerinden değilde kendi para birimleriyle alış veriş yapmayı imzaladılar. Çin le Japonya da doları devreden çıkarttılar. Pek çok ülkede dolara güvenin sarsılmasından ve dünya güveninin olmamasından ve eski bozguncuların yıkılışından kendi para birimleriyle alış veriş yapmaya başladılar.
•   Sürekli dolar basıyorlar. Para pompalamakla düzen ayakta tutulamaz. Ayakta kalmak için iyice borç batağına girdiler.  İşsizlik oranları iyice artıyor. Büyümeleri durdu. Tam tersi küçülecekler. Kapasite kullanım oranları daraldı. Bütçe açıkları iyice arttı. Düzenleri ve tüm sistemleri çöküyor. Yakında dolar bir kağıt parçası gibi değersiz olacak.
•   Euro bölgesinde ortak para birimine geçtiler ancak ortak maliye politikası yürütmediklerinden yıkılıyorlar. Yunanistan ı kurtarsalar bile sorun büyük ve Euro nun ülkelerinin çoğu batık halde. Bundan dolayı Euro bölgesi dağılabilir. Bu durum dünya borsalarına balyoz gibi düşecek.
•   Borçlanmak sıkıntı demektir. Yasal ve çağdaş sömürge olan İMF av peşinde. Krizden çıkış için İMF den borç alanlar daha da kötü hale gelecek.
•   S&P ve tüm not kuruluşları uyarıyor. Avrupa da tehlike çanları çalıyor.
•   2012 yılı enflasyon yılı olacak. Bütçe açıkları arttığı gibi kamu borç sutokları da tavan yapacak.
•   Krizden dolayı bozguncuların egemen olduğu Avrupa çöktü. Almanya ve Fransa nın da batık olduğunu gizliyorlar. Yeni bir kriz gelecek. Derin ve etkili olacak. Euro bölgesi dağılacak. Büyüme özlemle aranacak.
•   Dünya ekonomik terörle karşı karşıyadır. Parayı yönlendirenlere ve spekilasyonlara dikkat edilmeli.
•   Krizden kurtuluş için kdv lerini arttırıyorlar, işten çıkarmalar, harcamalarda kesintiler, yeni vergi getiriyorlar yada eski vergilerin yükünü arttırıyorlar. Öğrenci harçlarında artış gibi türlü yeni yöntemler kullanıyorlar. Eskinin çöküşü kaçınılmazdır.
•   Kamu borç stokunun gelişmiş ülkelerde % 100 lerde olması küresel ekonomiyi iyice tehdit etmektedir.
•   Dünyadaki çarkların dönmesi için Yeni bir düzen ve lider arayışı devam edecektir.
•   Faziletsizler lider olmuş. Günah kirinden kararmışlar. Liderlik vasfı olmayanlarda Laubali hareketler, sex skandalları, anlayışsızlık, vicdansızlık onlarda her kötü şey vardı.
•   Engin ve evrensel fikirlere sahip olamadılar. Kendilerini düşündüler, kazandıklarını saydılar ve günü kurtardılar. Küçük ülkelerinde ve küçük dünyalarında kaldılar doğruluk atına binip insanlığı korumadılar. 
•   İnsanlığa sahip çıkacak düzeni sağlayacak bir doğrucu otoritenin olması sadece Rabbin kralıyla mümkün olacak.






Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.









yahya666

  • Ziyaretçi

Ynt: mesih nedir kimdir mesih dönemi
« Yanıtla #1 : Ağustos 02, 2014, 08:04:02 ÖS »

Son iki yüzyılda Dünya da yaşanan büyük acılar ve feryatlar kurtarıcıyı
müjdeledi.

Ezilmişleri, mazlumları, inananları müjdele. Vaadedilen geldi.

O göz aydınlığıdır. Sevincimizdir. Umudumuzdur. Rabbin seçtiğidir.

Bütün dinlerde Elçiler tarafından deccal in fitnesine uymamaları için
uyarıldılar.

Biz Onlara Bütün kutsal kitaplarda İsa nın gelişini haber verdik. müjdeledik.

‘Deccal, yecüc mecüc, İsa falan yokmuş’ Dediler .’Onlar saptılar.

Ne zaman geleceğine Rab karar verir.Siz mi karar vereceksiniz.

‘Şu adam beklenen kurtarıcıdır. İsa dır.’ diyorum.‘Hadi oradan O İSA olamaz’
diyorlar.

Yüzyıllardır beklediler.Şimdi neden karşı çıkıyorlar.

Ehli kitap din bilginleri de tam zamanı İSA şimdi gelmeliydi diyorlar.

Etraflarına bakıyorlar.Ülke liderlerini ,Din bilginlerini inceliyorlar.

Sonra Şu adamı görüyorlar.Bütün tarifler Ona uyuyor.Bu olamaz deyip yüz
çeviriyorlar.

Beklenen İsa nın hangi ülkeden hangi dinden ve hangi nesilden geleceğini Rab
bilir.

Kendi Medyalarında İsa 40 yıl içinde çıkabilir.20 yıla kadar gelebilir
diyorlar.

Bu söyledikleri onların safsatalarıdır. Bütün elçilere aynısını yaptılar.

Kendilerini dinin temsilcisi sanırlar. Hayatları hep zandan ibaretti.

Her peygamber gelişinde durumları aynıydı. Peygamberleri reddettiler

Kimini öldürdüler. Kimini kötülediler. Nesillerini de mahvettiler.

Onlar gerçeği göremezler. Çünkü Rabbe değil Dünyaya ve arzularına kulluk
ettiler.

Tevrat ı doğru okumuyorlar. Halbuki kitaplarında her şey açıktır. İncil de de
öyle.

Hezekiel-38(14-17)de “Bu yüzden, ey insanoğlu, peygamberlik et ve Gog'a de ki,
‘Egemen RAB şöyle diyor: O gün halkım İsrail güvenlik içinde yaşarken bunu
farketmeyecek misin? Sen ve seninle birlikte birçok ulustan oluşan tümü ata binmiş
büyük bir kalabalık, güçlü bir ordu uzak kuzeyden geleceksiniz. Ülkeyi kaplayan
bir bulut gibi halkım İsrail'in üzerine yürüyeceksiniz. Son günlerde, ey Gog,
seni ülkeme saldırtacağım. Öyle ki, ulusların gözü önünde kutsallığımı senin
aracılığınla gösterdiğim zaman beni tanıyabilsinler

Gog ve Magog. Türklerdir dediler. Onlar şaşkındır. Yalancıdır. Bakın asıl gog
onlar.

Uzak kuzeyden (ABD) ulusları toplayarak gelip ırak halkına saldırdılar.

Şeytan’ın havarisi iken, kendilerinin Yahudi olduklarını söyleyenlerin küfrünü
bilirim

İsrail devleti de İsrail halkını temsil etmez. Edemezde. Onlar israel halkı
değildir.

1948 yılında parayla kurdular. Bozgunculuk çıkaran bir topluluktur.

Son Elçi Muhammedin torunları Irak tadır. (Kufe de Irak dadır)

Gittiler İsrail halkına peygamberin torunlarına ,tüm ulusları toplayarak
saldırdılar.

Rabbi bilen birtakım insanların memleketi Afganistana da hazineleri için
saldırdılar.

Halbuki sadece liderlerini ve yönetimlerini değiştirebilirlerdi. Amaçları
farklıydı.

Beklenen kurtarıcı ,Adalet dağıtıcı ,Rabbin tuttuğu adam, İSA çıkmıştır.

YECÜC MECÜC –GOG MAGOG—BOZGUNCU İKİ KAVİM

Yecüc ve Mecüc has bozgunculuk düşüncesiyle dalga dalga yayıldılar.

Önüne çıkan her suyu içti. her nimeti yedi. Buna da coğrafi keşifler dediler.

Amerika kıtasında koloniler kurdular. Bereketli topraklara yerleştiler.

Kıtanın eski halklarını katlettiler. Afrika dan insan kaçırıp köle yaptılar.

İnsan ve silah ticareti yaptılar. Yeryüzünün hazinelerini ele geçirdiler.

Her türlü nimeti ,zevki ,rahatlığı isteyen ve ilahını dünya yapan zihniyetti.

Arzuları ve istekleri onların dinidir. Buna uyanlar yecüc ve mecüc ü oluşturdu.

Pek çok ülkeyi karıştırdılar. Bazılarını böldüler.Bozgunculuk ektiler.

Bir guruba karşı diğer gurubu kışkırttılar. Haksız yere insan öldürürler.

Onların ardına çok düşenler oldu. Denizdeki kumlar kadar çoklar.

Kendilerine dünya yönetiminde yeryüzünün hazineleri için yalancı bir deccal
edindiler.

Kendi kazançları ve Yeryüzünün hazineler için insan öldürmekten çekinmediler.

Yeryüzünde sürekli kan dökülmekte. Yeryüzü böyle bozgunculuğu hiç görmedi.

Bütün ülkeler ,uluslar halklar kargaşada. Dünya ne kötü durumdadır.

Hükümetleri ve yönetimleri eline aldı. İstemek ve hırs onları acımasızlaştırdı.

Dünyanın üretimini ve hazinelerini tutanlar Yecüc ve Mecüc ün meclisidir.

Adalet,huzur,güvenlik,bolluk ve barış tüm insanların özlemidir.

DECCAL—SAHTE PEYGAMBER

Önce Dünyanın Jandarmasıyım dedi. Peygamberliğini ilan etti.Sonra tek güç oldu.

Deccal yalancıdır. Aldatıcıdır. Hilekardır.İyi ile kötüyü karıştırıp gerçek
yüzünü gizler.

11 Eylül saldırısıyla sahte peygamber (deccal)ortaya çıktı. Deccal George BUSH
dur.

Büyük yalancı (deccal), Kendi uçaklarıyla kendi ülkesine saldırdı.

Bir yalanla Afganistana girdi.Irak ta kimyasal silah var dedi. Bozgunculuk
çıkardı.

Dünya da adaleti sağlıyormuş gibi görünüyordu. Barışı ,huzuru isteyen gibiydi.

Yalanlarıyla kralları kandırdı.Kuzu postunda kurtdu. Dindarı, mümini, bile
kandırdı.

Tanrının sevgili bir kuluymuş gibi ilan ettiler.Yalancı peygamber GEORGE BUSH
dur.

Şeytan zamanının daraldığını farkedince azgınlaştı, deccal e hizmete koştu.

. Şeytan dedi ki ‘Herkes onun sayesinde ekmek yiyor, su içiyor. Bollukla
yaşatıyor.’

Uyarsan cennetine kor, Uymazsan cehennemine atar.Dünya ekonomisi onun
elindedir.

Seytan ‘o olmazsa kargaşa çıkar’ dedi. Deccale ‘Rab’ dedi. Liderler O na
uydular.

Tevrat söylediklerimi doğrular.Açıp okusunlar. Onlara önceden haber verdik.

İncil vahiy Yuhannanın görümleri, söylediklerimi doğrular.Açıp okusunlar.

Son elçi Muhammet in sözleri , söylediklerimi doğrular. Hadisleri okusunlar.

Sonuncu deccal OBAMA önündekinin izinden gitti. Rab ‘Artık tamam.’ dedi.

Müslüman dünyasına hoşgörülü olmasında bir oyun var.Yalancılara aldanmayın.’
Dedi.

Rab onların ne yaptıklarını ne gibi bir amaçları olduklarını çok iyi bilir.

Rab uyaracak Yecüc Mecüce ve Deccale uymalarından dolayı onların vay haline

Pakistan da İnsansız uçaklarla, evlerinde huzurla oturanları vurdular.

Rab öfkelendi. İzin verdikleri ve engel olmadıkları için Rab Pakistanı sellerle
vurdu.

İSA YA DELİLLER

Rab nasıl yargılayacak görecekler.Kralı adil kurtarıcı, Alçakgönüllüdür.

Kralınız uluslara barışı duyuracak.

Onun egemenliği bir denizden bir denize,Fırat'tan yeryüzünün uçlarına dek
uzanacak.

Rab Gelecek . O zaman RAB halkının üzerinde görünecek, Oku şimşek gibi çakacak.

Egemen RAB boru çalacak Ve güney fırtınalarıyla ilerleyecek.

Onları Her Şeye Egemen RAB koruyacak. Düşmanlarını yok edecek.

Doğudan adaleti harekete geçiren,

Hizmete koşan kim?

Ulusları önüne katıyor, krallara baş eğdiriyor.

Kılıcıyla toz ediyor onları,

Yayıyla savrulan samana çeviriyor.

Kovalıyor onları,

Ayak basmadığı bir yoldan esenlikle geçiyor.

Bunları yapıp gerçekleştiren,

Kuşakları başlangıçtan beri çağıran kim?

Ben RAB, ilkim; sonuncularla da yine Ben olacağım.72.mezmur

Adalet sağlayıcı adam .

Senin halkını ve mazlum kullarımı ,doğrulukla ve Adilce yargılayacaksın.

Bütün ülke liderleri , krallar ona uyacaklar.Çünki yoksulu ve düşkünü o
kurtarıyor.

Onları baskıdan ve zorbalıktan kurtaracak.

Onun gözünde sizin kanınız değerlidir.

Sürekli dua alıyor. Sürekli övüyoruz onu,

Ülkemize bereket getirdi. Bütün ülke liderleri ne mutlu Ona diyecekler.

İşay'ın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak,

Kökünden bir fidan meyve verecek.

RAB'bin Ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu,

Öğüt ve güç ruhu, bilgi ve RAB korkusu ruhu

Onun üzerinde olacak.

RAB korkusu hoşuna gidecek.

Gözüyle gördüğüne göre yargılamayacak,

Kulağıyla işittiğine göre karar vermeyecek.

Yoksulları adaletle yargılayacak,

Yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek.

Dünyayı ağzının değneğiyle cezalandıracak,

Kötüleri soluğuyla öldürecek.

Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak.

Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak,

BÜTÜN İŞARETLER TAM BU ZAMANI GÖSTERİYOR.

Doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız (Halley 1986) göründü.

Güneş ve Ay tutulmaları gerçekleşti. Marduk bile geldi.

Üç büyük deprem. Batıda Gölcük , Arap yarımadasında Bem şehri, Doğuda Tsunami.

Dabbetülarzı 100 yıldır görüyorlar. Ona ufo dediler.

Bu ümmetin ömrü bin (1000) seneyi geçecek bin beşyüz (1500) seneyi aşmayacak.

Hicretten 1400 sene sonraki akidlerden iki veya üç akid say.Bir akit on yıldır.

1990-2010 yılları arası gök olayları ve yaşananlar bütün kitapları doğruladı.

Zaman kısaldı. Çabuk akıyor. Güneş sistemi Galaksi merkezine yakınlaştı.

İnkaların ve Sümerlerin tabletleri, bazı yazıtlar, eski destanlar bu zamanı
işaret etti.

Mayaların takvimi, 5125 yıllık son döngüsü bu zamana işaret etti.

Tevratta ki tanımlar ve hesaplar bu zamanı işaret etti.

Gök olaylarına bakın. İnsanoğlu ve yeryüzü çok önemli bir süreçte.

Rabbi anlayıp farkedene kadar. 21.Aralık.2012 ye kadar belalar peşisıra
gelecek.

Tanrının tasarısı saat gibi işlemekte. Geri dönüşü olmayan yoldalar.

Zamanların en güzelindeler. Dönüm noktasındalar. Çağ değişiyor.

Zor bir süreçteler. Korkmayın. Yılmayın. Ümidinizi kesmeyin. Rab sizinledir.

BUNDAN SONRA

İsa yı izleyecekler.Onda delilik var diyecekler.Vazgeç deyip teklifler
sunacaklar.

Kendi medyalarında ve dünya medyasında İsa yı sürekli kötüleyecekler.

Bir gün onlar konuşacak bir gün İsa konuşacak. Herkes medyadan izleyecek.

Kötülendikçe büyüyecek, taraftarları artacak. Doğruluğu anlaşılacak.
Kuvvetlendirilecek.

Aynı Musa nın dönemindeki gibi belalarla Karşılaşacaklar,Vaadedilen
gerçekleşecek.

Seller, fırtınalar, hortumlar ,yıldırımlar,kasırgalar, depremler,salgın
hastalıklar.

Çekirgeler, sinekler, haşereler, yerel kıtlıklar , bazı suların kan renginde
olması.

Olağan dışı şeyler olacak, Şaşıracaklar, sıkıntı çekecekler , farkediş başladı.

Şehirlerinde rahat oturamayacaklar, Rab Onların kazançlarına darbe vuracak.

Yecüc ve Mecüc ısrarcıdırlar. Bozğuncudurlar. Rabbe inanmazlar.

Onlar ellerindeki nimetlerin gideceğinden korkarlar. Onlar haddi aşanlardır.

Rab uyaracak, Yecüc Mecüce ve Deccale uymalarından dolayı onların vay haline

İnsanoğlu bu belaların oluşum nedenlerine mi bakacak. Rabbe inanmıyorlar mı.

‘Küresel ısınma olduğu için bunlar oluyor’ mu diyecekler.

‘Aşırı sıcaklardan oldu’ mu diyecekler. Oluşumu bırakın artık. Niye oldu deyin.

Rab bunu bize neden yaptı deyin. O zaman olayların amacını anlayacaklar.

Allah ne zaman İnsanoğluna belalar verir , bilir misiniz

İnkarcılar niyetlerini iyice bozduklarında, İman edenleri Öldürmek
istediklerinde.

Nitekim Musa ve kavmini de Öldürmek istediklerinde onları suda boğduk.

Daha önce de hep böyle olmuştu. Ne zaman elçiyi ve ona inananları öldürmek
istediler,

Şiddetli bir belayla onları ansızın yakalayıverdik. Her işi biz yaparız.

Şimdi de Şu Rabbin kralını ve onu tutan halkını katletmek ve saldırmak mı
isterler.

Sırf kibirlerinden ve bozgunculuğa ısrarlarından dolayı onların vay haline.Vay
ki ne vay.

Rabbin kralı Ağzından çıkan duayla hepsini kılıçtan geçirecek. Rab Onunladır.

İSA Allah a der ki: ‘Yeter artık. Yeryüzü zulümle doldu. İnsanlar nedensiz
öldürülüyor Rabbim. Evlerinde huzurla otururken öldürülüyorlar. Yalvarırım
Yardım et. Onlara Yecüc le Mecüc e gücüm yetmiyor. Sayıca çoklar. Silahça
üstünler. Yalakaları ve destekçileri çok fazla. Rabbim onları katlet. Ortadan
kaldır. Her dünyayı isteyen, bozgunculuk çıkaranları, zalimleri temizle.

Sonra Enselerini kaşıyacaklar ,sonra şiddetlice kaşıyacaklar, yaralar çıkacak.

Bir de ne olsun yere düşmüşler. Ölmüşler. İnsanların üç de biri ölür.

Bazı Ülkelerde az ölümler olurken bazı ülke ve beldelerde çok az ayakta kalan
olur.

Yeryüzü ,atmosfer kokmaya başlar. Hayvanlar beslenirler.

Kokudan şikayet ederler. İSA Allah a dua eder. Rab yeryüzünü temizler.

Dünyayı mavice değil beyaz bir küre sanırsın.İyi bir yağmurla yer gök
temizlenir.

Sonuç her zaman Rabbin zaferiyle sonuçlanır. Yerin ve göğün hükmü ondadır.

İnanmıyorlar mı. Eylenedursunlar. Israrlarından ve kibirlerinden dolayı
öldüler.

Büyük Rabbe karşı çıktılar. İnkarcılar. Kimse onların ardından ağlamayacak.

Kimse onlara üzülmeyecek. Aşağılanmış olarak ölecekler.

Şahit olacaksınız. Ben de sizinle beraber şahit olanlardan olacağım.

Artık dünya da yeni bir düzen başlayacak Herkes Rabbin büyüklüğünü görecek.

Korkmayın. Onlar Rab den korksun. Rabbin vaadi haktır. O vaadinden dönmez.

Büyük ve uzun bir krallık verilecek, kıyamete kadar sürecek.

Göklerin egemenliğine ve Göksel gerçeklerin varlığına inanacaklar.

İSA yeni düzeni ,Huzuru, Birlikteliği , Kardeşliği inşaa edecek.

Yeryüzüne en az bin yıl huzur ve inanç birliği verildi. Fazlası Rabbin
katındadır.

Artık Şeytanlar bağlanacaktır. Rabbi tanımayan kalmayacak.

İSA nın deccal i öldürmesi kılıçla ve silahla değil, kelimelerle olur.

İSA cahil bir insanı bir sözüyle yeşertip filizlendirir, o neredeyse alim olur.

Bütün Dünya İSA nın yaptıklarını, İsa nın söylediklerini konuşur olacak.

Tevrat da bildirilen Mehdi nin geleceği son 7 yıllık dönem 2003-2010 arasıdır.

O İsa Allah ın yeryüzündeki dudaklarıdır. Kelimeleriyle batılı yıkar.

Ehli kitap ve bütün dinler tek çatı altında toplanacak.Tarih böylesini görmedi.

İstanbul un fethine yönelik hadis, Çanakkalenin geçilememesi İSA içindir.

İstanbulun ikinci kez fethedildiği ,Mehdi nin konstantiniyyeden çıkacağı
gerçekleşmiştir.

İncil de ki beklenen İsa Tevrat daki Mesih ve İslam daki beklenen Mehdi aynı
kişidir.

İSA dan başka Mehdi yoktur. Muhammed in hadislerindeki Mehdi İle İsa aynı
kişidir.

Kuran da sadece İsa dan bahsedilir. Hadisleri karıştırdılar. Beklenen mehdi isa
dır.

Evet İsa Müslüman olarak gelmiştir. İsa veya Mehdi Aynı vasıflıdır. Son Mehdi
İsadır.

İSA nın gökyüzünden geleceğini beklemek cahilcedir.

Göklerden Rabbimizin katından, Onun tarafından, onun Emriyle anlamı doğrudur.

Zulkarneyn ve Süleyman dan daha akıllıdır.Krallığı daha görkemli olacak.

Tek kişinin burnu kanamadan ,savaş olmadan gerçekleşecek.İsa nın kuvvetini
artıracağız

Rab onun muhabbetini insanların sinelerine yerleştirir. Yer gök onu sever.

Yeryüzü 21 Aralık 2012 de Altın çağa giriş yapacak. İlk Işığı görecekler.

Kardeşlik, birlik ve beraberlik çağı. Adalet ve huzur çağı. Bolluk çağı.

Korkmayınız bu kıyamet değil. Dünya zamanıyla çok vardır. Gerçekte ise an
kalmıştır.

Kıyamet olağandışıdır. Genişleyen evren yırtılacak. Evrende hortumlar
çıkacaktır.

O’NUN İSA OLDUĞUNA İŞARETLER

Teni beyaz idi. Fakat beyazı esmere çalıyordu, Uzunca, uzuna yakın.

Hz. Mehdi'nin boyu, posu sanki Beni İsrail ricalindedir.

O heybetli bir adamdır, üzerinde iki aba var.(pantolon ve çeket)

Ölmekten korkmaz.Kınayıcıların kınamalarından korkmaz. (Peyg. Özelliğidir.)

O nunla görüşen herkes memnun kaldığını söylemektedir. (Peygamber özelliğidir.)

Komşu ve uzak ülkeleri düşmanlıktan uzaklaştırıp, onlarla antlaşmalar yapar.

Dış siyaseti mükemmeldir. ( Dostluk , Barış ve Güven peygamberlere has özelliktir.)

Orta doğuda ve Dünyada Barışa hizmet eder.(Peygamberlere has özelliktir)

Ülkesinde Adaletin iyi işlemesini sağlaması, O nun adaleti sağladığını
gösterir.

Her kesimden insanla sohbet eder. Dostluk ve merhamet gösterir. Böbürlenmez.

Çok sinirlendiği zaman Öfkesine hakim olur. Rengi kızarır, oradan uzaklaşır.

Dostluğu , Kardeşliği , Birlikteliği ve Huzuru önerir(Peygamberlerin görevidir.)

Onca yaygara çıkarırlar. Rab onların hilelerini boşa çıkarıyorRab
onunladır.

Güzel ve etkili konuşuyor. Hitabeti iyidir.İyi niyetli ve yapıcıdır. (Peyg.
Özelliğidir.)

Her cahil, yalancı ve kafiri etkili bir şekilde susturuyor.(Nefesini hisseden
her kafir ölür.)

Düşmanlıkla geleni hep yumuşatmıştır ve iyi savuşturmuştur.(Peygamber
özelliğidir.)

Zorda kalmışlara yardım etmeyi önerir. Yoksulu düşkünü kucaklıyor. (Peyg.
Özelliğidir.)

Öğüt veriyor. Kötü alışkanlıklardan uzaklaştırıyor. (Peyg. Özelliğidir.)

Yoksula, çaresize, düşküne, yetime merhametle yaklaşıyor. (peyg. Özelliğidir.)

Nerede doğal afet olsa Oradaki çaresizlere üzülüyor. Yardıma koşuyor.

Gördüğüyle ve duyduğuyla karar vermiyor. (Peygamber özelliğidir.)

Bir konu hakkında iyice bilgi alarak, bilgi sahiplerine danışıyor. (Peyg.
Özelliğidir.)

Her kesimden insanın memnuniyeti için çalışıyor. Şikayetlerini önemsiyor.

Çok çalışıyor, Çok mücadele ediyor. Kendinden ve bedeninden çok şey feda
ediyor.

Az uyuyor. Çok yoruluyor .Ne için.? Dünya ,Barışı görene dek vazgeçmeyecek.

Diğer Ülke liderleri kendisine sevgi beslemeye başlar. Onlarla dostluklar
kurdu.

O nun çocuklara sevgisi daha bir farklıdır. Her durumda beden dili ,onu
anlattı.

Basiretle ferasetle bakan onu görür. Onun her hareketi Rab tarafındandır.

ŞU ADAM –İSA-MEHDİ-MESİH KİMDİR.

Ne bekliyordunuz. Olağan üstü insan mı. Her şeyiyle mükemmel mi.

Dualarıyla mucizeler yapan mı? Ne saçma şeyler bekliyorlar.

Halbuki O da bir insandır. İSA Rabbin iradesidir. Ezelde taktir etti.

Her Peygamber gibi O da basit ve küçük hatalar yapabilir. Aldanmayın.

Herşeyi kendisi yapmıyor. Sadece Kendisini Allah a teslim etti.

Rab yapıyor. O konuşturuyor. Rab onunladır. Karşılarında Allah ı bulurlar.

Engeller de koysalar , Tehdit de etseler , üzerine de gitseler O vazgeçmez.

Rab onu değişik safhalardan geçirerek kralı yaptı. Hala Olgunlaştırılıyor.

O nun İSA olduğuna inanacaklar. O beklenen kurtarıcıdır. Şahit olacaklar.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanıdır. Hiçbir işaret şaşmadı. Her şey onu gösterdi.

Tevratta ki ,İncilde ki ve Muhammedin hadislerinde ki bütün tariflere uymakta.

Ehli kitabın bilginlerinin tariflerine bakın.Hiçbiri şaşmaz.O İsa dır.

Rab , O nun ahlakını da, Allah dan nasıl korktuğunu da iyi bilir

 

Tagler



Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
1942 Gösterim
Son İleti Ağustos 02, 2014, 08:06:46 ÖS
Gönderen: yahya666