Reklamlar

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
GENEL BİLGİLER / İşitme cihazı için en iyi adres burası
« Son İleti Gönderen: melif9966 Bugün, 12:05:49 ÖÖ »
İşitme cihazı 7’den 70’e herkesin ihtiyacı olabileceği aletlerin başında gelmektedir. Kulağınızda işitme kaybı varsa bu cihaz sizin eskisi gibi duymanızı sağlayacaktır. Bu bağlamda işitme cihazı oldukça önemlidir.
İşitme cihazı satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise oldukça kaliteli olmasıdır. Günümüzde kaliteli bir işitme cihazı oldukça pahalı fiyatlara satılmaktadır. www.siser.com.tr sizin için en iyi işitme cihazlarını en uygun fiyata vermektedir. Alacağınız işitme cihazı her türlü  desteği sunan marka sizlere en iyi kaliteyi sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda yıllardan beri kendini geliştiren www.siser.com.tr kaliteyi  uygun fiyata sunmaktadır. Sizlerde işitme cihazı almak için siteye giriş yapabilir ve en kısa sürede işitme cihazınıza sahip olabilirsiniz.
2
GENEL BİLGİLER / Sepetli Vinç İhtiyacı Olanlar Bakabilir mi?
« Son İleti Gönderen: melif9966 Temmuz 19, 2018, 11:45:10 ÖS »

Sepetli vinç günlük hayatta pek işimize yaramasa da, bazen oldukça hayat kurtarıcı olabiliyor. Özellikle ev taşıması sırasında sepetli vinç kullanmak eşyalarımızın çizilme riskini en aza indirmekte. Kiralık vinç birçok firma tarafından sunulsa bile işini hakkı ile yapan firma sayısı oldukça azdır. İşini hakkıyla yapan firmaların azaldığı şu günlerde, benim de faydalandığım şu firma oldukça iyi gözüküyor.
Kiralik sepetli vinç arıyorsam sepetlivinckiralama.net adresine giriş yapıyorum. Firmanın bünyesinde birçok kiralık sepetli vinç bulunmakta.  Firmaya bir telefon ile yaptırmak istediğim işlemi anlatıp işime yarayan en uygun aracı bulabiliyorum. Sizlerde sepetlivinckiralama.net ile oldukça kolay biçimde sepetli vinç kiralayabilir, bunun yanında zengin araç yelpazesi ile işinize yarayan en uygun aracı seçebilirsiniz.
3
GENEL BİLGİLER / Bitcoin Almak İsteyenler İçeri Buyursun
« Son İleti Gönderen: melif9966 Temmuz 18, 2018, 12:08:40 ÖÖ »
Kimliksiz uyelik teferruati olmadan Bitcoin alim satim icin bitcoinalsatpro tercih edenler daha guvenli ve daha seffaf ortamda islemlerini gerceklestiriyor. Bitcoinalsatpro da kurum firma odemesi,western unioin ile bitcoin alim satim islemleri ve bank to swift islemleri en cok tercih edilen islemler arasinda goruluyor. 7/24 whatasapp ve canli destekten hizmet almak mumkun bitcoin cuzdaniniz var ise bitcoin alim ve satim islemlerinizi bitcoinalsatpro.com adresini ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
4
Kültür / Eniyi.co
« Son İleti Gönderen: melif9966 Temmuz 16, 2018, 12:10:57 ÖÖ »
Eniyi.co

‘En İyi Her Şey’ sloganıyla yola çıkan eniyi.co, çeşitli kategorilerde aradığınız her konuda için en iyiler listesi sunuyor.  En iyi filmler, en iyi diziler, en iyi telefonlar, en iyi uygulamalar, en iyi oyunlar, en iyi araçlar, en iyi dronelar, en iyi iyi müzikler, en iyi videolar, hatta en iyi güneş kremleri. Hepsi ve daha fazlası tek tıkla önünüze seriliyor. Siz de aradığınız en iyiyi bulmak için eniyi.co’yu ziyaret edin. En iyileri görün, görmek istediklerinizi gönderin ve hayatı en iyi hale getirin.
5
Lise Bilgileri / en iyi bilgiler
« Son İleti Gönderen: melif9966 Temmuz 16, 2018, 12:09:16 ÖÖ »

‘En İyi Her Şey’ sloganıyla yola çıkan eniyi.co, çeşitli kategorilerde aradığınız her konuda için en iyiler listesi sunuyor.  En iyi filmler, en iyi diziler, en iyi telefonlar, en iyi uygulamalar, en iyi oyunlar, en iyi araçlar, en iyi dronelar, en iyi iyi müzikler, en iyi videolar, hatta en iyi güneş kremleri. Hepsi ve daha fazlası tek tıkla önünüze seriliyor. Siz de aradığınız en iyiyi bulmak için eniyi.co’yu ziyaret edin. En iyileri görün, görmek istediklerinizi gönderin ve hayatı en iyi hale getirin.
6
Üniversite Bilgileri / Kpss ve Üniversite Tercihleri Yapacaklar!
« Son İleti Gönderen: melif9966 Temmuz 15, 2018, 11:36:53 ÖS »
Sınavların hayatımızda bu kadar yer ettiği ülkemizde, yeni bir sınav sistemi çıkmakta. Osym, sitesinde yayınladığı gerekli, gereksiz bilgiler ile kafamızı boğarken, bu bilgiler içerisinde yer alan önemli noktaları yakalamak oldukça zordur.YKS, KPSS, Ales,Dgs, gibi sınavlar hakkında en güncel bilgileri, en iyi şekilde alabileceğiniz forum.tercihiniyap.net, ayrıca atama puanları, üniversite taban puanları gibi tercih yapacak kişileri yakından ilgilendiren konularda da hizmet vermektedir. Site içerisinde yer alan her bilgi OSYM kaynağından alınmış ve doğruluğu kesindir. Bunun yanında forum.tercihiniyap.net personel alımı yapan her kurumu araştırarak sizlere sunmaktadır.
7
GENEL BİLGİLER / Alarm Sistemlerinin Önemi
« Son İleti Gönderen: Burcu Keskin 034 Temmuz 08, 2018, 02:28:27 ÖS »
Hırsızlık, su baskını, yangın, doğal gaz kaçağı gibi beklenmeyen ve istenmeyen durumlar için güvenliği sağlayan alarm sistemleri ile evinizden veya işyerinizden uzaktayken artık gözünüz arkada kalmayacak.

Bina Güvenlik Sistemleri
Çevre Güvenlik Sistemleri
Çit Algılama Sistemleri
Mikrodalga Dedektörler
Aktif Kızılötesi Bariyerler
Harici ve Dahili PIR Dedektörler
Kablolu ve Kablosuz Hırsız İhbar Sistemleri
Alarm Haberalma Merkezi Hizmetleri

www.atasayargrup.com
8
İslami Konular / Şüphesiz Biz Ona, Doğru Yolu Gösterdik. ( İnsan Suresi 3.)
« Son İleti Gönderen: halukgta Temmuz 04, 2018, 09:31:54 ÖS »
Bizler Kur’an ın açık ve anlaşılır olduğunu, Kur’an ın birçok ayetinden okuduğumuz ve tebliğ alıp iman ettik dediğimiz halde, ne yazık ki bu iman kalplerimize yerleşmediği için okuyup, iman ettik dediğimiz ayetlerin, tam tersini hayatımıza geçiriyoruz. Halbuki Allah İnsan suresi 3. ayetinde: “ŞÜPHESİZ BİZ ONA DOĞRU YOLU GÖSTERDİK, İSTER İNANIR İSTER İNKAR EDER”, diyerek bizlerin izleyecek tek yolun, Kur’an olduğunu bildirmiştir.

Bu konu çok önemli, onun içindir ki neredeyse yazdığım makalelerimin bir çoğunun ana konusunu, yaptığımız bu yanlışlara ayırıyorum. Peki sonuç alıyor musunuz diye sorarsanız, azınlık bir kısım kardeşlerim hariç, genel çoğunluğumuz, ne yazık ki İslam ı Kur‘an merkezli yaşamadığı için, anlamamakta ısrar ediyorlar. Tabi bu durumda çok açık ve basit, belki de birkaç cümleyle bahsedeceğimiz, hatırlatacağımız ayetleri, daha detaylı, Kur’an dan bir çok örnekler vererek, yaptığımız yanlışı anlatma gereği duyuyorum. Bu konu, bir kardeşimizin dikkatini çekmiş olmalı ki, bakın bana kısaca nasıl bir cevap yazma gereği duymuş. Önemsediğim için, sizlerle paylaşmak istedim.

“Haluk Hoca, ALLAH'IN BİR İKİ SATIRDA ANLATTIĞI MESELEYİ, SİZ BİR KAÇ SAYFADA ANLATTINIZ. Kur'an bu kadar anlaşılmaz bir Kitap mı?”

Çok doğru, Allah anlayasınız ve ibret alasınız diye gönderdiğim ayetleri, kolay, açık ve nice örneklerle izah ettik ve öyle gönderdik der bizlere. Bizler bunca ayetleri tebliğ aldığımız halde hala, açıkta ne kadar açık, her ayeti herkes anlayamaz, veli insanlar anlar deyip, işin içinden çıkıyoruz. Çok daha ilginci, Allah dinin anası, temeli, bizlerin sorumlu olduğumuz ayetleri MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık gönderdim dediği halde, bizler Allah ın ayetlerini izlememiz gerekirken, inatla beşerin rivayetlerinin ardı sıra gidiyor, Allah ın ayetlerini, anlaşılması zor ilan edip,  görmezden geliyoruz.

Bu gerçekleri görmezden gelen kardeşlerime, sabırla Kur’an dan birçok örnekler vermeye devam ediyorum. Tabi böyle olunca, bir cümleyle anlatabileceğimiz bir konuyu, sayfalarca örnekler vererek anlatılma gereği duyuyorum. Belki yanlışlarını fark ederler diye. Şöyle düşünebilirsiniz. İsteyen anlar, istemeyen anlamaz dersek, kolayı seçmiş oluruz. Yüzlerce yıldır, toplumu Allah ile aldatan din tacirleri, toplumun kanına öyle girmiş ki, Müslümanlar HAKKI BATIL, BATILI HAK OLARAK KABUL EDER OLMUŞ.

Böyle bir topluma, bir konuyu anlatırken, kısaca bir cümleyle kestirip atamazsınız. Çünkü minareyi çalan din tacirleri, yalanlarının ortaya çıkmaması için öyle sözleri, Allah ın elçisinin adıyla topluma anlatmışlar ki, toplum yanlış yapmaktan korkarken, farkında olmadan Kur’an ı inkar ettiğinin farkına bile varamaz olmuşlar. Günümüz mezhep ve fıkıh inancının şekillendirdiği İslam, farkında olmadan Kur’an da çelişki yaratıyor ama bunun bile farkına varamıyoruz. Allah ile aldatılmış bu toplum, ne yazık ki kolay ikna olmuyor.

Allah çok basit ve birkaç cümleyle ŞEFAAT, yani bağışlanma affetme konusunu apaçık bir şekilde açıklamış ve demiş ki: “ Şefaat tümden bana aittir. Hiç bir şefaatin fayda etmediği o günden sakının” Sizlere sorsam ve desem ki, Allah bu hükümlerinde, kendisinden başka affedici, şefaat eden olabilir diyor mu? Yada daha sonra bu hükmünden vazgeçer mi? Eğer Kur’an ın diğer ayetlerinde, kelimelere farklı anlamlar yükleyip, evet Allah ın yanında peygamberler, veli, evliya kişilerde şefaatçidir dediğimiz andan itibaren, Kur’an da çelişki yaratacağımız gibi, Allah a da saygısızlığın en büyüğünü yapmış oluruz.

İşte makalelerimin daha detaylı olmasının ve birçok ayetlerle konuyu izah etmeye, hatırlatmaya, düşünmeye vesile olmamın, çaba göstermemin nedeni, bu yanlışlarımıza ışık tutabilmek ve azda olsa bazı kardeşlerimizin, farkında lığını sağlamaktır amacım. Zaten böyle aldatıcıların çıkarak, toplumun kafasını karıştırmak isteyenlerin önüne geçebilmek için Allah, şöyle diyor Kur’an da. ” BİZ HER ŞEYDEN NİCE ÖRNEKLERİ, DEĞİŞİK İFADELERLE VERDİK Kİ ANLAYASINIZ”

Benimde yaptığım bundan ibarettir. Hurafe inançların, dine ilavelerinin yanlışlığını kardeşlerime anlatabilmek, bir konunun doğru anlaşılabilmesi için, bir çok ayet örneği vermek zorunda kalıyorum. Hatırlatmak isterim, ben ayetleri açıklamıyorum, çünkü ayetleri açıklayan, tefsir eden yalnız Allah dır. Haşa Allah ın açıklayamadığını anlayan ve açıklayanlar mı var aramızda.

Benim yaptığım, HAK İLE BATILI KARŞILAŞTIRMAK VE DİN KARDEŞLERİMİN DÜŞÜNMESİNE VESİLE OLMAKTIR.  Bunun dışında hiç kimsenin, ben ayeti açıkladım, açığa çıkardım, anlaşılır hale getrdim deme hakkı yoktur. Açıklayan, uyaran imtihan eden yalnız Allah dır. AÇIK OLMAYAN BİR KİTAPTAN, NASIL İMTİHAN OLABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜRÜZ. Bizler, apaçık olan muhkem ayetlerden yola çıkarak, ayetler üzerinde düşünerek hayatımıza geçirmeliyiz.

Yaşadığımız FIKIH  İslam ı, öyle kemikleşmiş ve rivayetlerle şekillendirilmiş yaşanıyor ki, mezheplerin yaptığı ilaveleri Kur’an da göremediğimizde, neredeyse Kur’an ın tamamı unutulup, bakın işte namazın kaç rekat olduğu bile Kur’an da yazmıyor deyip, işin içinden çıkıyoruz. Allah ın sınırlamadığını, kimin haddine sınırlamak. Bu sözleri söyleyen ve inanan bir insana, ne yazık ki bir ayetle yanlışını anlatmak o kadar zor ki, bunu anlatamam.

Beni sünnet inkarcısı olarak suçlayan kardeşlerim, farkında olmadan Kur’an inkarcısı olduğunu onlara anlatabilmek için, sabırla yazmaya Allah ın izniyle devam edeceğim. Lütfen unutmayalım, Allah ın elçisi yalnız Allah ın sünnetine uymuştur. Bizlerde Allah ın elçisini örnek almak istiyorsak, yalnız Allah ın sünneti Kur’an a uymalıyız.

Hepimiz hata yapabiliriz. En az hata yapmak istiyorsak batıldan, hurafeden uzak, Allah ın bizleri imtihan edeceğine hükmettiği, Kur’an ın ipine sarılalım.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://hakyolkuran1.blogspot.com/
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
9
İslami Konular / Bakara Suresi 41-42. Ayetler Ve Günümüzde Yaptığımız Yanlışlar.
« Son İleti Gönderen: halukgta Haziran 08, 2018, 09:50:03 ÖÖ »
Sizleri bu makalemde üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Bakara suresi 41 ve 42. ayetler olacaktır. Allah gönderdiği ayetlerini üzerinde düşünmemizi, akıl yürütmemizi ve hayata geçirmemizi ister bizlerden. Gelin bizde Allah ın emrettiği yoldan bu ayetleri anlamaya çalışalım.
 
Bakara 41–42: Bunun için de, size geçmişte bildirilmiş olan haberleri doğrulayıcı nitelikte indirdiğim BU VAHYE İNANIN; ONUN GERÇEKLİĞİNİ İNKÂR EDENLERİN ÖNCÜSÜ OLMAYIN; mesajlarımı küçük bir kazanca değişmeyin ve Bana, yalnızca Bana karşı sorumluluk bilinci taşıyın! HAKKI BATIL İLE ÖRTÜP BİLE BİLE GİZLEMEYİN. (Muhammed Esed meali)
 
Bu sözler üzerinde düşünelim önce, hak olan nedir? Sanırım hepimiz hak olanın KUR’AN olduğunu söyleyeceksiniz. Çok doğru gerçekten hak olan, Rabbin elçisi tarafından bizlere rehber olsun diye gönderdiği KUR’AN DIR. Şimdide bu düşüncemizi destekleyen yani hak olanın ve bizlerin sarılması gereken kitabın yalnız ve yalnız KUR’AN olduğunu söylediği, diğer ayetlerden birkaç örnek hatırlayalım.
 
Bakara 2: Bu, kendisinde şüphe olmayan, MUTTAKİLER İÇİN YOL GÖSTERİCİ BİR KİTAPTIR.
 
Bakara 121: KENDİLERİNE VERDİĞİMİZ KİTABI GEREĞİ GİBİ OKUYANLAR, İŞTE ONA İMAN EDENLER BUNLARDIR. Kim onu inkâr ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
 
Furkan 1: FURKAN’I ÂLEMLERE BİR UYARICI OLSUN DİYE, KULUNA İNDİREN (ALLAH) NE YÜCEDİR.
 
Araf 170: KİTAP’A SIMSIKI SARILANLARA ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.
 
Sanırım apaçık ayetleri, izah etmeye gerek yok. Hepsinde anlatılmak istenen, Kur’an a sarılmamız ve onu gereği gibi okuyan ve ona sarılanların gerçek iman edenler olduğu anlatılmaktadır.
 
Rabbimiz nasıl bir yolu izlememiz gerektiği konusunda, anahtarı elimize vermiş, fakat biz inatla o anahtarı elimize almak istemiyoruz. Sizce şu sözleri söyleyen Yaradan, bizlerin yöneleceği kitabın anahtarını vermiyor mu?
 
Zühruf 44: DOĞRUSU KUR'AN, SANA VE KAVMİNE BİR ÖĞÜTTÜR. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.
 
Bu hükmü veren Yüce Rabbimiz, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, ondan imtihan edeceğim dedikten sonra, acaba bizleri Kur’an ın dışından da, bugün söyledikleri gibi, ciltlerce dolusu kitaplardan ve velilerin sözlerinden de sorumlu tutar mı? İşte bizler İslam ı böyle yaşıyoruz. HAKKA ÖYLE BATIL KARIŞTIRIYORUZ Kİ, HAK OLAN BATILIN İÇİNDE KAYBOLUYOR. Allah Bakara 41. ayetinde, size indirdiğim vahye inanın ve onun gerçeklerini inkâr edenler gibi olmayın diye açıkça bildiriyor. Peki, bizler apaçık vahyin sözleri için neler diyoruz?
 
Allah yalnız Kur’an ın ipine sarılın dedikçe, yalnız Kur’an ile iman olmaz diyoruz. Allah Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyor, Kur’an da her bilgi yoktur, özet bilgileri içerir diyoruz. Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor, Allah ın elçisi de dinde tıpkı Allah gibi hüküm koyma yetkisi vardır diyoruz. Şefaat tümden bana aittir diye apaçık bildiren Allah ın ayetine inantla, peygamberler, din ulemalarıda şefaatçidir demiyor muyuz? Tüm bunları söyleyenler, Allah ın apaçık hükümlerini inkâr etmiş olduklarının artık farkına varmalıdır. Yoksa hesap günü çok üzülenlerin safında olacağı çok açıktır.
 
Değerli dostlar, ayetin dikkat çekici uyarısı olan, Bakara suresi 42. ayette, Rabbimiz bizleri çok açık bir şekilde uyarıyor ve ne diyordu? HAKKI BATILLA KARIŞTIRIP DA, BİLE BİLE HAKKI GİZLEMEYİN.
 
Ne dersiniz, günümüzde hakkı batılla karıştırdığımızın farkın damıyız bizler? Bunca hatayı nasıl yapabiliyoruz? Yoksa gözlerde perde, gönüllerde mühür mü var? Allah ın apaçık söylediği sözlerin üzerinde düşünmeden, Allah ın Kur’an bütünlüğünde, ne anlatmak istediğini anlamadan, ataların inançlarına delil aramak adına Kur’an a bakarda, kelimelerin anlamları ile oynarsak, ancak kendimizi aldatmış ve oyalamış oluruz.
 
LÜTFEN HAKKI BATILLA GİZLEMEYELİM, YOKSA RABBİN HIŞMINDAN ASLA KURTULAMAYIZ ve mahşer günü pişman olanların safında oluruz. Hak olan yalnız Kur’an dır, bunu lütfen unutmayalım.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

 
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel

http://halukgta.blogcu.com/

http://kuranyolu.blogcu.com/

http://hakyolkuran.com/
10
İslami Konular / Oruçlarımızı, Neden Hicri/Ay Takvimine Göre Tutuyoruz.
« Son İleti Gönderen: halukgta Mayıs 31, 2018, 06:17:18 ÖS »

İslam ı yaşarken, her zaman bizlere öğretilenleri,  ya da söylenenleri Kur’an ile sorgulamalıyız deriz.  Bazı kardeşlerimiz ise sorgulamak insanı dinden çıkartır, din sorgulanır mı diye itiraz eder. Hâlbuki sorgulamak, kesin bilgi ile karşılaştırmaktır. Oda iman ettiğimiz Kur’an dır. Allah bile indirdiği ve uymamız gereken ayetleri, hemen körü körüne inanmamızı istemez, bizlerin ayetler üzerinde önce düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı ister. Elbette bununda bir nedeni vardır.  Eğer böyle yaparsak, doğru olduğundan emin olduğumuz bir şeyi, gerektiği gibi titizlikle yerine getirmemizi ve savunmamızı sağlar bu çabalarımız. BUDA BİZLERİN İMANININ, KALPLERİNE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YERLEŞMESİNE NEDEN OLUR. Bunu yapmadığımız takdir de, dine giren batıl ve hurafeyi din zannetmemiz kaçınılmazdır.

Bu düşünceler ışığında, günümüzde tartışılan bir konu hakkında, sizlerin düşünmenize vesile olmak istiyorum. Şöyle bir düşünceyi, tartışmaya açanlar var. “RAMAZAN ORUCUNU, NEDEN AY TAKVİMİNE YANİ HİCRİ TAKVİME GÖRE TUTUYORUZ. GÜNEŞ TAKVİMİNE YANİ MİLADİ TAKVİME GÖRE TUTUP, SABİTLESEK DAHA İYİ OLMAZ MI? ÇÜNKÜ ALLAH ORUCUNUZU, AY TAKVİMİNE GÖRE TUTUN DEMİYOR KUR’AN DA.”

Aslında son kısımda söylenen doğru, Allah orucunuzu, ayın ismi olan Ramazan ayına gelince, o ayı oruçlu geçirin diyor. Çünkü Kur’an güneşten ve aydan bahsederken, onlar bir hesaba göre hareket ederler diyerek, ikisinin de bizler için, günleri, ayları belirleyen zaman ölçüsü olduğunu söylüyor.  Gelin bu konuyu, Kur’an ın verdiği bilgiler ışığında, düşünerek, aklımızı kullanarak anlamaya çalışalım.  Önce konuyla ilgili ayetleri yazalım.

Bakara 185: Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O HALDE BU AYA ULAŞANINIZ ONU ORUÇLU GEÇİRSİN….(Yaşar Nuri meali)

Rahman 5: GÜNEŞ VE AY BİR HESABA GÖRE HAREKET ETMEKTEDİR. (Diyanet meali)

Enam 96: Allah, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, GÜNEŞ VE AYI VAKİTLERİN TAYİNİ İÇİN BİRER HESAP ÖLÇÜSÜ KILANDIR. İşte bu, güçlü olan ve her şeyi pekiyi bilen Allah'ın takdiridir. (Bayraktar Bayraklı meali)

Dikkat ettiyseniz, Allah o gün kullanılan takvimde, ayın ismi olan Ramazan ayından bahsedilerek, Kur’an ın bu ayda indirilmeye başlandığını söylüyor ve bu aya erişen, onu oruçlu geçirsin diyor. Dikkat ederseniz hangi takvim olduğu konusundan bahsedilmiyor. Diğer iki ayette ise, güneşin ve ayın, bir hesaba göre hareket ettiğinden bahsederek, ikisinin de vakitleri tayin için, zaman ölçüsü olduğu bilgisini veriyor. Konuyu daha iyi anlayabilmek için, Kur’an dan araştırmaya devam edelim.

Bakara 189: Sana, hilâl şeklinde yeni doğan ayları sorarlar. De ki: ONLAR, İNSANLAR VE ÖZELLİKLE HAC İÇİN VAKİT ÖLÇÜLERİDİR. ( Diyanet vakfı meali)

İşte bu ayette Allah, aslında bizlere çok önemli bir bilgi veriyor ve de yol gösteriyor. Tabi düşünen, aklını kullanan kulları için. Allah özellikle ay takviminden bahsederek, bu takvim sizlerin Hac aylarını tespitiniz için önemlidir diyor. Yani Hac aylarını, bu kelimeyi özellikle kullanıyorum, çünkü Allah Bakara 197. ayetinde, HAC BİLİNEN AYLARDADIR der. Ama bizler günümüzde, ne yazık ki HACCI zilhiccenin birkaç gününe sıkıştırarak, Müslümanları çok büyük zorluklarla karşı karşıya gelmesine neden olmuşuz. Allah Bakara suresi 189. ayetinde, Hac aylarında Hac ibadetimizi, AY takvimine göre özellikle yerine getirmemizi emretmiştir.

Peki, Allah bunu neden emretmiş olabilir? Bildiğiniz gibi Güneş takvimi sabittir ve Ay takvimi güneş takvimine göre 11 gün önce gelir.  Ay takvimi sabit değil hareketlidir. Ay takviminde aylar tüm mevsimleri dolaşır. Bundan dolayıdır ki, Allah özellikle tüm dünya Müslümanlarının, ülkelerinin hava şartlarını da düşünerek, Hac aylarının her mevsimi dolaşmasından dolayı, adaletin sağlanması adına, Hac ibadetimizi AY TAKVİMİNE BAĞLAMIŞTIR.

Şöyle bir soru sorabilirsiniz. Çok doğru Allah, Hac vakitlerini Ay takvimine bağlamış, ama Oruç konusunda böyle bir hüküm vermemiş diyebilirsiniz. Yani Oruç konusunda, Güneş takvimini kullanabiliriz diyenler var.  Değerli din kardeşlerim, Allah bazı konularda bizlere yol gösterir ve bakalım gösterdiğim yolu, farklı yaşantılarında, konularda kullanacaklar mı diye de, diğer konuların hayata geçirilmesini bizlere özellikle bırakır.  Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, Kur’an dan sizlere iki farklı örnek vermek istiyorum.

Allah Cuma salâtı, toplu ibadet, yani Cuma namazı konusunda emrini verir, ama bunun hangi gün yapılacağını söylemez, çağrıldığında gidilmesini bildirir. Bu ayeti yerine getirebilmek için, ayetin indiği günlerde Allah ın elçisi ve ashabı, bir araya gelmişler. Yahudiler haftalık toplu ibadetlerini cumartesi, Hıristiyanlarda Pazar günü yaptıkları için, Müslümanların Cuma günü yapmasının daha uygun olduğuna karar verilmiş. Ama her ne hikmetse, bu konuda aynı itiraz yapılmıyor ve Cuma günü yaptığımız toplu namazı, Perşembe günü yapalım, hangi gün yapılacağı Kur’an da yok demiyorlar. 

İkinci örneğe gelince. Yine Allah haram ayların, bir yıl içinde dört ay olduğunu bildirmiş Kur’an da, ama hangi aylar olacağını belirlemeyip, o günkü toplumun birlikte karar vermesini istemiştir. Tabi Haram ayların ne maksatla, Allah ın emrettiği konusunu da doğru anlamalıyız.  Ama bu emrin sulandırıldığını, sayısını sabit tutup, işlerine geldiği gibi yerlerini değiştirmelerine, Allah kızıyor ve bunu sakın yapmayın diye uyarıyor Kur’an da. 

Bu bilgilerden sonra, gelelim asıl konumuza. Allah Hac konusunda özellikle Ay takvimini kullanmamızı istemesinin nedenini söylemiştik. Tüm mevsimi dolaşarak, dünyada yaşayan tüm Müslümanların adaletli bir şekilde, her mevsimde Hac görevini yapmaları adınaydı. Bir Müslüman ın önünde, Allah ın böyle bir örneği dururken, sizce Oruç konusunda farklı bir takvimi kullanması mümkün mü? Allah ın elçisi ve ashabı, elbette bu örnekten yola çıkarak, kendilerinin Oruç konusunda da, Ay takvimini kullanma kararı aldıkları çok açıktır. Onun içindir ki, oruçlarımızı güneş takvimine göre sabitleyelim demek, asla dünya Müslümanları adına, mevsim farklılıklarından dolayı adaletli olmayacaktır. Bu ve buna benzer konularda, tüm Müslümanların birlikte hareket etmesi de çok önemlidir. Yani biz ülke olarak, oruçlarımızı güneş takvimine sabitliyoruz demek yanlış olur.

Bu konuda şunu da belirtmek isterim. Güneş takvimi çok daha hassas ve daha teknik bilgiler gereken bir takvimdir. SIRASI GELMİŞKEN SÖYLEMEK İSTERİM. DAHA HASSAS VE BİLİMSEL ÖLÇÜLERLE HESAPLANDIĞI İÇİN, HESABI ZOR OLDUĞUNDAN, KARIŞIKLIK OLMAMASI VE DÜNYA MÜSLÜMANLARI ARASINDA, DAHA KOLAY BİRLİKTELİK SAĞLANMASI ADINA, AY TAKVİMİNİN DİNİ KONULARDA KABUL EDİLMİŞ OLMASI, KUVVETLİ MUHTEMELDİR. Çünkü ay takviminin takibi, gözlemleyerek yapılabiliyor. Yeni ayın ilk günü, hilalin görülmesiyle başlar.

Bu konuda söylememiz gereken çok önemli bir konuda, güneş takviminin genel hayatımızda, günümüzde asla vazgeçilemez bir takvim oluşudur. Çünkü ilmin gelişmesiyle, ayların ve yılların çok daha hassas tespiti, güneş takvimiyle sağlanmıştır.  Güneş takvimiyle bir yılın 365 gün 6 saat olduğu, çok ince detayları ile hesaplandığı halde, ay takvimiyle bu ince hesap yapılamadığından, ay takvimi, 354 gündür. Yani güneş takviminden 11 gün eksiktir.

Sonuç olarak, şunu söylemek isterim. Hac görevimizi ve Ramazan oruçlarımızı tutarken, Ay takviminden istifade etmemiz, dünya Müslümanları arasında daha adaletli olacağı, çok açık anlaşılmaktadır. Bu konuda tartışmanın da akılcı olmayacağını, Kur’an dan aldığım örneklerden yola çıkarak söyleyebilirim.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


https://www.facebook.com/Kuranadavet1/?ref=aymt_homepage_panel
http://halukgta.blogcu.com/
http://kuranyolu.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10