Reklamlar
kırık permatiğin ucunda

kırık permatiğin ucunda » "yürürken günbatımı uzayacak gölgelerimiz güçlü sezgilerimiz var bizim bir ağaca, bir kuşa dönüşecek bedenlerimiz ve ışığa dönüşecek

Gönderen Konu: kırık permatiğin ucunda  (Okunma sayısı 1555 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24517
  • Karma: +3/-1
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle

kırık permatiğin ucunda
« : Mayıs 06, 2009, 10:33:52 ÖS »

"yürürken günbatımı
uzayacak gölgelerimiz
güçlü sezgilerimiz var bizim
bir ağaca, bir kuşa
dönüşecek bedenlerimiz
ve ışığa dönüşecek düşlerimiz"

Gün batımı, yepyeni bir kasabada eski sayılır bir depresyonun devamında hüznümü coşturmak için kızıllığa bakıp uzun bir yudum alıyorum... Yeni bir şarkı söylemek için yeni bir kadın mı beklemeli insan, yoksa eski şarkıları kaldığı yerden fısıldamalı mı hiç olmazsa gökyüzüne ya da batan güne... Turistik bir uzay şehrindeyim, sağım solum yabancı... Göreme'de bu saatlerin birası dünyanın hiç bir yerinde yoktur (en azından benim bildiğim hiç bir yerinde)... Gözlerimi kısıp güneşin gözlerine bakıyorum... Unplugged bir dönem yaşıyorum. Bütün güzel hesaplar başka bahara kaldı... Çocukken çizdiğim kızılderili savaşçılar geliyor aklıma. Hiç böyle planlamamıştım çocukken aslında... Seyrettiğim filmlerdeki 'düzgün' hatunlarla 'mutlu son'lar yaşayacaktım... Oysa bunca tanıdığım felaket tellalından sonra, bir gün bir yerde düşüp kalacağım ve belki de budur zaten şiirsel olan... biliyorum eksik kalacak ama hep öyle olmaz mı zaten...

Sen söylemiştin eskiden bir gün. Masadaki mumdan yakınca sigaranı uzaklarda bir denizci ölürmüş... Ben uzaklardaki denizciyim aslında, kaç kere uzun yolların yalnızlıklarında beni beklemeyen limanların otellerinin bir gecelik - ya da buna sabaha karşı da diyebilirsin, arkadaşlıklarına muhtaç, kalabalıkların alkollü nefeslerinde "histeric" hesaplar dinleyerek yarınki hayatımı nasıl yapıp da toplumun ortalama ahlak ve alışkanlık değerlerine bağlayacağımı düşünerek kendimi kendi boynumdan tutup dar boğazlı bi şişenin içine ya da bir emlak komisyoncusunun üçüncü sınıf altın yaldızlı kartvizitinden yapılmış bir zıvananın katları arasına, en olmadı kendi burnumun kılları arasından beynime giden yolun ortasında çamurun dibine giderken buldum... Sigaramı barın üzerindeki mumla yaktım, bırak ölsün uzaktaki denizci acı çekeceğine....

Kalkıp çıkıyorum. Gün batımına veriyorum kendimi, iyi yer tutmuşum, uzuyor gölgem çöl boyunca... Güneşin, esen yelin, sokakların ya da yabancıların fon müziği duyulmuyor. ben yürürken güneş tamamen batıyor. Neyi tuttuysam ucundan paramparça oluyor... Kalabalık sokaktan başım öne eğik geçiyorum, dikkat çekmeyecek hareketlerle otele süzülüp, gebermiş sesimle anahtarları alıyorum... Beni beklemeyen otellerden birine kapatıyorum içimdeki hayvanı. Yasal olmayan üç beş birayla bu depresyon atağı geceyi uykuya boğup sabah kalabalığa karışmayı planlıyorum... Üç, beş, yedi, on... Erteleniyor huzur bir kez daha... Çantamdan Türk yaratıcılığıyla edep yerlerini kesmek için ucu önceden kırılmış bir Permatik buluyorum... Bütün vücudumdaki kılları kesmek için işe koyuluyorum başkalarının kolay kolay alamayacağı bir yudum alarak mataramdan. Koltukaltlarım birkaç çizik dışında sorun çıkarmıyor ama en büyük mücadeleyi taşaklarımla veriyorum ve kan içinde kalıyorum. Üzerlerine mataramdaki son damlaları da döküp soğuk suyu açıyorum kırmızı nehirler gibi akıp gidiyor içimdeki hayvanın kanı... Gece uzun... Uzun bacaklarını düşünüyorum. Beyaz dişlerini... Avucumun ortasına tükürüp başlıyorum otuzbire. Kan, ter ve gözyaşı, yavaş yavaş oturuyorum küvetin içine. Büyük ihtimalle sen de böyle planlamamıştın geleceğini...

Herşey bu kadar digital olmuşken nasıl becereceğiz elimizdeki bu analog hayatı.....

Birden banyonun, odanın, sokağın, kasabanın, çölün, gecenin fon müziği çınlıyor kulaklarımda... John Coltrane... Countdown...
Huzur geri geliyor, jazz varoluşun müziği....

Alıntı
http://www.yasamdersleri.com/yazi.asp?id=697




Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.








BilX.Net