Reklamlar
Ana Dil ve Ana Dili

Ana Dil ve Ana Dili » Ana Dil ve Ana Dili     Tanımlar Dil     Bir sesli işaretler sistemi olan dil, aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların

Gönderen Konu: Ana Dil ve Ana Dili  (Okunma sayısı 1451 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24517
  • Karma: +3/-1
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle

Ana Dil ve Ana Dili
« : Aralık 08, 2010, 08:05:05 ÖÖ »
Ana Dil ve Ana Dili

    Tanımlar

Dil

    Bir sesli işaretler sistemi olan dil, aynı toplulukta yaşayan veya aynı milletten olan insanların anlaşabilmelerini sağlayan en gelişmiş iletişim aracıdır. Dilin kaynağı çok eskilere dayanır ve dilin kendinden doğma kuralları vardır. Dil, toplumun ortaklaşa meydana getirdiği ve kullandığı canlı bir varlık, sosyal bir kurumdur (bak. Dil (Lisan)).

Ana Dil

    Bugün ses yapısı, şekil ve anlam bakımından birbirinden az ya da çok farklılaşmış bulunan dil veya lehçelerin, kök bakımından bilinmeyen bir tarihte birleştikleri ortak dil: Ana Türkçe, Ana Moğolca, Ana Altayca, Lâtince vb.

Ana Dili

    İnsanın doğup büyüdüğü aile ve soyca bağlı bulunduğu toplum çevresinden öğrendiği, bilinç altına inen ve kişilerle toplum arasındaki ilişkilerde en güçlü bağı oluşturan dil.


Dil, ilkel toplumdan en gelişmiş topluma değin her insanın düşüncesini anlattığı toplumsal bir yapıdır. İnsanın ekinsel ve bilimsel donanımının bir parçasıdır. Bu donanımın en belirgin parçası da “ana dili” dir. Ana dilinin ne değin önemli olduğu, Carmichael’le çalışma arkadaşlarının çalışmalarında, deneysel olarak kanıtlanmıştır [1].
Bu çalışma, ailenin, insanın kültürel donanımında ne değin önemli olduğunu gösteriyor. Dil, düşüncenin kendisidir. Gözlerin diliyse, insanın iç düşüncesinin yansısıdır. Ancak dilin yasaları, düşüncenin yasalarından ayrıdır. Düşünce, güç ve karmaşık bir durumla ya da sorunla karşılaştığında, kendiliğinden, evrensel amacı en iyi yansıtan “dil”e yönelir. Bu da “ana dili” dir. Alain‘in söylediği gibi, zihinin tüm olanakları dile mahkûmdur. Dil, gerçekliği yeniden oluşturur. Öncelikle, eğitim ve öğretim izlencelerinde dilin bu işlevi etkin biçimde ortaya çıkar.

    “Eğitim ve öğretim ana dille yapılmalıdır.”

Yukarıda verilen önermedeki “ana dil” kavramı, dilbilimine aykırı bir kavramdır. Ana dili ile ana dil de iki farklı kavramdır ve genellikle bu iki kavram karıştırılır. Ana dili yerine ana dil yazımı da en yaygın yanlışlardan biridir. Çünkü “ana dil” kavramıyla “ana dili” kavramı birbirinden çok farklıdır. “Ana dil” (Fr. langue mère), kendisinden bir ya da birçok dilin türediği “kök dil”dir. E. Sapir, “Le langage” adlı yapıtında, kültür ışığının yayılmasında başrolü oynayan beş dil olduğunu yazıyor:

    * Eski Çince
    * Sanskritçe
    * Arapça
    * Grekçe
    * Latince

Kültürlerin yayılmasında bu diller kadar rol oynamamasına karşın Türkçe de bir “ana dil” dir. Estonca, Kırgızca, Uygurca, Kazakça vb. dillerin kök dili Türkçedir. “Ana dili” (Fr. langue maternelle) insanın içinde doğup büyüdüğü toplumda, ailede öğrendiği dildir [2]. Ana dili bilinci, toplumun kültürsel varlığını ve dilini, yabancı kültür ve dillere karşı korur.
Ana dil (langue mère), bir kimse için öğrenime bağlıdır ve tektir. Ancak, “ana dili” (langue maternelle) için durum farklıdır. İnsan, iki dilli de (bileng) olabilir. İlk çocukluktan başlayarak iki dilli ya da daha çok dilli (poliglot) yetişebilir. Aile içinde ve çevresinde, iki dili birden pratik olarak öğrenir. Böyle insanlar, çocukluklarından başlayarak iki ya da daha çok dili kullanırlar. Çocukların çiftdilliliği, ailesel olabileceği gibi, aile dışı da olabilir.
Tek dilli (unileng) bir ailenin çocuğu, aile dışı ilişkilerinde, ikinci bir dili kullanmak durumunda kalabilir.



Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.








BilX.Net