Reklamlar
Dini Edebiyat (Mevlid) Hakkında

Dini Edebiyat (Mevlid) Hakkında » Edebî bir terim olarak "Mevlîd", Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatından kısa pasajları, mucizelerini anlatan mesnevi tarzındaki metinlerin

Gönderen Konu: Dini Edebiyat (Mevlid) Hakkında  (Okunma sayısı 1245 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24517
  • Karma: +3/-1
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle

Dini Edebiyat (Mevlid) Hakkında
« : Eylül 27, 2012, 03:23:03 ÖS »
Edebî bir terim olarak "Mevlîd", Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatından kısa pasajları, mucizelerini anlatan mesnevi tarzındaki metinlerin tümüne verilen isim olmakla beraber, İslâm edebiyâtında bir edebî türdür. Doğum, doğum günü, doğum yeri anlamlarına gelen Arapça bir sözcük olan mevlit daha çok İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in doğumunu, yaşamını, ölümünü anlatan kitaplar için kullanılır. 12. yüzyılda Arap edebiyatında ortaya çıkan mevlit, 13. yüzyılda Türk edebiyatında da görülmeye başlanmıştır. Bugün tamamı elimizde olan en eski mevlit Süleyman Çelebi'nin 1409–10 tarihli Vesiletun-Necât adlı yapıtıdır. Daha önce ve sonra birçok mevlit yazılmışsa da hiçbiri Süleyman Çelebi'nin yapıtı kadar yaygınlık kazanmamıştır. Bugün de mevlit deni­lince Süleyman Çelebi'nin yapıtı anlaşılır.
Türk edebiyatında mevlitlerin hepsi man­zum olarak ve mesnevi biçiminde kaleme alınmıştır. Mesnevideki bölümlenme mevlitlerde de görülür. Mevlit münacâtla (Tann'ya yakarış), peygamberin doğumu, risaleti (peygamberliğin gelişi), miraç (göğe çıkışı) ile sürer, ölümü ve dua bölümüyle sona erer. Hz. Muhammed'in yaşamıyla ilgili çeşit­li ayrıntılar ile mucizelerinin, hicretin (Medi­ne'ye göç), fiziksel özelliklerinin, öğütlerinin ayrı bölümler halinde yer aldığı mevlitler de vardır.
Mevlit dinsel edebiyatın yaygın bir türü olduğu kadar birçok dinsel törenin de vazgeçilmez öğesidir. Kandiller başta olmak üzere çeşitli dinsel günlerde okunması gide­rek dinsel müzikte de bir tür olarak belirmesi­ne yol açmıştır. Genellikle doğaçtan okunan mevlit 17.-18. yüzyıllarda bestelenmişse de bu besteler yaygınlık kazanamadıklarından za­manla unutulmuştur. Bununla birlikte bazı bölümler günümüzde bile hemen her yerde aynı ezgilerle okunmaktadır.
Mevlit okunması yalnız dinsel günlerde değil, doğum, sünnet, askere uğurlama, dü­ğün, ölüm gibi olaylarda yaygın bir gelenek halinde varlığını sürdürmektedir.





Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.








BilX.Net