Reklamlar
Kastamonu İli Tarihi ve Kastamonu Şehri Hakkında Bilgiler

Kastamonu İli Tarihi ve Kastamonu Şehri Hakkında Bilgiler » Kastamonu İL’İN KISA TARİHÇESİ Kastamonu’nun bilinen tarihi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya

Gönderen Konu: Kastamonu İli Tarihi ve Kastamonu Şehri Hakkında Bilgiler  (Okunma sayısı 4354 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24517
  • Karma: +3/-0
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle

Kastamonu
İL’İN KISA TARİHÇESİ

Kastamonu’nun bilinen tarihi, Hitit İmparatorluğu ile başlar. Hititlerden sonra Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar M.Ö.4.yy’da Perslerin eline geçmiştir. M.Ö.4,yy’da Büyük İskender Anadolu Ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır. İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı M.Ö.1,yy’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu M.S.395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır.
Prehistorik çağlardan sonra havalinin (Paflagonya’nın) bilinen Sümerlerin en eski bir kolu olan Gaslar (Gaşka Türkleri)’dır. M.Ö.2000-1300 yılları arasında hüküm süren Gaslar (Gaşkalar) devamlı olarak Mısırlılar, Suriyeliler ve Kaldelilerle siyasi, ticari ve kültürel münasebetlerde bulunmuşlar, Hititlerle de bazen savaşmış bazen dost olmuşlardır. Gaslar sert karakterli, cengaver kişiler olarak bilinmektedir.
Bugün Kastamonu ve çevresindeki illeri de içine alan ve Romalılar devrinde adına Paflagonya (Pophlaginia) denilen Gasların kurduğu şehirlerden bir tanesi de „Timonion veya Tumanna“ dır. Bazı yazarlar Kastamonu adının menşei konusunda; bu kelimenin „Gas“ kelimesi Ile „Timoni“ veya „Tumanna“ kelimesinin (Gas ülkesi anlamında) birleşmesinden meydana geldiği görüşünü ileri sürmüşlerdir ki en akla yakın ihtimal budur. Fonotik yönden de bugünkü Kastamonu’ya yaklaşmaktadır.
İkinci bir görüşe göre Romalılar devrinde Taşköprü’nün eyalet merkezi olduğu zamanlar Kastamonu küçük bir kasaba olup, Bizans devrinde ve özellikle Kommenler soyu zamanında gelişmeye başlamıştır. Bu soy zamanında buraya bir kale yapılmış ve Kommenlerin kalesi anlamında “Kastra Kommen” denilmiştir. Bu kelimenin zamanla “Kastamonu” şekline dönüştüğünü ileri sürenler olmuşsa da bunu belirleyen herhangi bir vesika mevcut değildir.
Kastamonu’nun ilk defa Türklerin eline geçmesi Danişmentliler zamanında Ahmet Gazinin Oğlu Gümüş tekin devrinde “1105 yılında” gerçekleşmiştir. 100 yıla yakın bir zaman Danişment idaresinde kalan şehir ve çevresi 15 yıl süre ile tekrar Bizanslılara geçmiş, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın emriyle Selçuklu kumandanı Hüsamettin Çobanbey tarafından zaptedilmiştir.
Moğollar tarafından bölgenin ikinci kez zaptına memur edilen Şemsettin Yaman Candar kumandasındaki ordu 1292 yılında Kastamonu’ya giderek Muzafferettin Yavlak Arslan birliğini bozguna uğratmış kendiside öldürülmüştür. Muzafferettin Yavlak Arslanın oğlu Mahmutbey, babasının intikamını almak için mücadeleye girmiş ve Şemsettin Yaman Candar’ı buradan batıya sürmeyi başarmıştır. Şemsettin Yaman Candar’ın ölümünden sonra Süleyman Paşa tarafından 1309 yılında Kastamonu yeniden zaptedilmiş, toprakları genişletilerek “Candaroğulları Beyliği”ni kurmuş ve Çobanlar hakimiyetine son vermiştir.
İsfendiyarbeyden sonra “İsfendiyaroğulları” adını da alan Kastamonu beyliği 1460 yılında Osmanlı İdaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, bir çok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir.
Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Sinop’la birlikte bu şehri alarak Candaroğulları beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı devletine katılmıştır. Kastamonu Milli Mücadele sırasında lojistik destek açısından en güvenilir bölge olması nedeniyle büyük yarar sağlamıştır. Özellikle Ankara’ya İnebolu-Kastamonu yoluyla yiyecek, giyecek, para, cephane ve silah nakli yapılmıştır.
Cumhuriyetin ilanından sonra, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “23-31 Ağustos 1925” tarihleri arasında Kastamonu’da yaptığı Kıyafet ve Şapka İnkılabı, Cumhuriyet döneminin önemli olayı olarak tarih sayfalarına geçmiştir.Bu süre “Kültür, tarih ve sanat haftası” ismini almıştır.



Bir memleket isterim..



Kar yagınca bi ayrı güzel Taşköprü...



Efendiler!

Meşhudatımın en kıymetli kısmı bu güzel mıntıkanın samimi halkının çok münevver ve çok geniş ve yüksek bir zihniyet sahibi olmalarıdır.İtiraf etmeliyim ki bu seyahatimden evvelki malümatım , meşhudatımın hasıl ettiği kanaatlerden çok başka idi.Muhterem mebuslarınız Ali Rıza Bey , Mehmet Fuat Bey gibi zevat bulunmasaydılar , sizi mümkün olduğu kadar olduğunuzun aksine tanımak için çalışanlar ezhanı teşvişte kim bilir ne kadar ileri gitmeğe muvaffak olacaklardı.Asarı fi’liyesini memnuniyetle görmekte olduğum ali telakkiyatınız bittabi bir anda , bir günde tekevvün edemezdi.Böyle bir iddia serdetmek aynı cehalet olur.Şüphe yok , bu havalinin muhterem halkı esasen medeni tekamülün silsilei tabiyesi üzerinde ilerlemekte idi.Ve ilerlemektedir.Bu gün ben o tekamülün tabii tecelliyatının mesud bir şahidi bulunuyorum.
Mustafa Kemal Atatürk
30 Ağustos 1925
Kastamonu Nutku



Gökırmak ve Taşköprü



RuYa - avatarı
   
1-Kastamonu Merkez, Kadıdağı;
Kastamonu- Ankara Karayolu güzergâhında, şehre (13) km uzaklıktadır. Alan içinde Bakanlıktan belgeli restoran hizmet vermektedir. 2000 kişi/gün kapasiteli alan daha çok yerli halkın yaz mevsiminde taleplerine cevap vermektedir. Son yıllarda il dışından gelen ziyaretçilerin de buradan faydalandığı görülmektedir.
2-Kastamonu Merkez, Açık Maslak:
Kastamonu – İstanbul çevre yolu üzerinde yer alan saha daha çok mahalli taleplere cevap vermektedir. Şehir merkezine 8 km uzaklıkta olan sahanın 1000 kişi/gün kapasitesi vardır. Her türlü imkânı karşılayacak altyapı imkânı mevcuttur.
3-Küre-Masruf Orman İçi Dinlenme Yeri
Kastamonu – Küre karayolu üzerinde Masruf Mevkiinde yer alan sahada lokanta da mevcuttur.
4- Çatalzeytin, Yaralıgöz Orman İçi Dinlenme Yeri:
Kastamonu-Çatalzeytin Karayolu güzergâhında yer alan saha, daha ziyade bölgeye gelen ziyaretçilerin transit geçişlerinde kullanılmaktadır. Yeme- İçme üniteleri de bulunan sahada, tabiat-orman güzelliği doyumsuzdur.
5- Tosya – Dipsizgöl :
Tosya-ılgaz Karayolu üzerinden ayrılan orman içi ÇİFTER Köyünde bulunmaktadır. Tosya İlçesine 18 km mesafede yer alan saha içinde 400 m2 krater gölü görülmeye değer güzelliğe sahiptir. Saha içinde konaklama ve yeme-içme üniteleri ile piknik ihtiyacını karşılayacak üniteler mevcuttur.
6- Araç – Kanlıgöl:
Kastamonu – Araç Karayolu üzerinde, şehre 26 km uzaklıkta orman içi dinlenme yeridir. Yaz mevsiminde, hafta sonlarında taze et kesimi – satışı ile bir’an (kuyu kebabı) satışı yapılmaktadır.
7- Kastamonu – Merkez Uzunyazı:
Şehire 13 km mesafede, eski Tosya yolu üzerinde hava alanı yanındaki orman içi saha, bilhassa halkın piknik alanı olarak kullanılmaktadır.
8- Bozkurt Yeşil Ova:
Altyapıya sahip, kestane, çam ve gürgen ağaçları ile donanmış, tabii güzelliğe sahip dinlenme yeridir.
9- Tosya, Üç Oluklar:
Tosya, Kastamonu yolu üzerinde 18 km mesafededir.
10- Bozkurt, Sınarcık Mesire-Piknik Yeri:
İlçenin güneyinde, dere kenarında, güzel manzaralar sunan mesire yeridir. Yeme-içme tesisi ile her türlü ihtiyacı karşılayacak alt yapı mevcuttur.
11- Araç, Rezzan Çeşmesi:
İhsangazi İlçesi yolu üzerinde bulunmaktadır.
12- Araç, Mesudiye:
İlçenin kuzeyinde, Mesudiye semtindedir.
13- Azdavay, Akça Su:
Cide yolu üzeride 10km mesafedeki mesire yeri ayrı bir güzelliktedir. Buradaki soğuk su kaynağına sahip olan Vali Çeşmesi devamlı akar durumdadır.
14- Azdavay, Suğla Yaylası:
Pınarbaşı yolu üzerinde, 12 km mesafededir.
15- Cide, Gideros:
Kurucaşile yolu üzerinde, sütlüce köyündedir. Yeme-içme üniteleri mevcuttur.
16- Daday İlçesinde:
Horozlar Kırı, Yumurtacı Göleti, Taşcılar Göleti,Koldon Deresindeki Asa Suyu, Kızsini Köylerindeki Çatalçeşme ve Cürümören Çayı mesire yeri olarak kullanılan sahalardır.
17- Çatalzeytin Ginolu:
Çatalzeytin – Abana yolu üzerinde 6 km mesafededir. Liman içinde yeme-içme tesisi bulunmaktadır.
18- Devrekani İlçesinde:
Beyler Barajı, Terzi Göleti, Çiğdem Göleti balık tutmak ve piknik yapmak için uygun sahalardır.
19- İnebolu, Geriş Tepesi:
İlçe’nin 6 km güneyinde, 600 mt irtifada bulunan alanda, eski eser kalıntıları da mevcuttur.





Not: Konular İnternet Sitelerinden derlenerek alıntı yapılmıştır.








BilX.Net