Atatürk'ün Trabzon Ziyaretleri Hakkında Bilgi

En Büyük İslami Forum Sitesi/Atatürk'ün Trabzon Ziyaretleri Hakkında Bilgi => 28 Kasım 1930 Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Ege Vapuru ile Trabzon'a giderken 11 Haziran 1937 Cumhurbaşkanı Atatürk, Trabzon'da 11

Gönderen Konu: Atatürk'ün Trabzon Ziyaretleri Hakkında Bilgi  (Okunma sayısı 1624 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı administrator

  • Administrator
  • General
  • *****
  • İleti: 24515
  • Karma: +3/-1
    • Profili Görüntüle
    • Toplist Ekle Site Ekle
Atatürk'ün Trabzon Ziyaretleri Hakkında Bilgi
« : Nisan 19, 2013, 03:34:14 ÖS »



28 Kasım 1930
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, Ege Vapuru ile Trabzon'a giderken



11 Haziran 1937
Cumhurbaşkanı Atatürk, Trabzon'da



11 Haziran 1937
Trabzon gezisinde




Atatürk'ün Trabzon'a 1937 yılında son gelişleri.
Atatürk'ün sol arkasında, bastonlu şahıs o zamanın
CHP Trabzon İl Başkanı olan Celal Pulathaneli'dir.
Sağ tarafında Trabzon valisi bulunmaktadır. (Haziran 1937)


Trabzon Atatürk Köşkü



Trabzon'un 7 km. güney batısında, Soğuksu tepesinde yer alan Atatürk Köşkü şehrin bir simgesidir. Köşk, 1903 yılında Konstantin Kabayanidis isimli bir Rus tarafından yapılmış, 1916-1918 yıllarındaki işgal sırasında Rusların karargahı olmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra mülkiyeti hazineye geçmiş, Atatürk'ün 15 Eylül 1924'te Trabzon'u ziyaretinde de O'na hediye edilmiştir. Atatürk, Trabzon'a 1930 ve 1937 yıllarındaki gelişlerinde burada kalarak vasiyetinin bir bölümünü yazmıştır. Atatürk'ün ölümünden sonra köşk, kızkardeşi Makbule Atadan'a geçmiş.

17.4.1943'te de Trabzon Belediyesi'nce kamulaştırılmıştır. 1964 yılından itibaren Müzeye dönüştürülmüştür.

XIX. yüzyıl Avrupa mimarisi özelliklerini taşıyan köşk, dört katlıdır. Birkaç mermer basamakla çıkılan birinci katın ortasında bir salon ve bunun çevresinde sıralanmış odalar vardır.Salonun ortasında bir bilardo ile duvarda 15 Eylül 1924 Pazartesi günü Trabzon Belediyesi'ne Atatürk'e verilen ziyafette Belediye Başkanı Kazazoğlu Hüseyin Efendi'nin nutkun'a karşılık Atatürk'ün söyledikleri yazılıdır. Ayrıca burada Atatürk'ün Trabzon'a gelişi ile ilgili resimler sergilenmiştir. Misafir odasında ampir uslüpta oturma takımları, çini vazo ve bir vitrin içerisinde biblolar sergilenmiştir. Diğer odalarda yemek takımları, eski bir radyo, orjinal etejerler, mutfakta kristal ve antika yemek takımları porselenler görülmektedir. Ahşap bir merdivenle çıkılan ikinci katta muhafızlara ait odalar, banyo dairesi ve yatak odası bulunmaktadır. Yatak odasında Atatürk'ün yattığı yatak, çalışma masası ve çizmiş olduğu bir harita ile tarihteki Türk devletlerini simgeleyen bayraklar görülmektedir.

Üçüncü katta ise depo olarak kullanılan odalar dikkat çekmektedir. Yapının alt katında ise kalorifer tesisatı ile kurnalı küçük bir hamam vardır.

M.Volkan CANALİOĞLU - İl Turizm Müdürü

Trabzon'da bir Ata yadigârı



Trabzon'a Atatürk'ün 1924'te yaptığı ziyaretten bu yana ilk günkü güzelliğini ve zerafetini korumuş Soğuksu'daki Atatürk Köşkü. Bir dantel inceliğiyle işlenen Avrupa tarzı mimarinin biçimlendirdiği yapıyı çam ormanı kucaklıyor. Güzel bahçede ise mevsimine göre pekçok farklı tür açıyor; hergün bir demet halini alıp. Ata'nın büstünü süsleyen...

Güzel evler, özenli bahçeleri ve şehre hakim konumu nedeniyle Trabzon için özel bir yere sahip olan Soğuksu Mevkii'nin en özel mekanı, hiç kuşkusuz ki Atatürk Köşkü'dür. Kendine özgü mimarisi ve geçmişten bu yana kişiliğinde sakladığı manevi miras, onu tüm diğer yapılardan daha önemli kılar çünkü.

1903 yılında o döneme özgü, Avrupai bir tarzda inşa edilen binanın, giriş sütunları, manzaraya açılan panaromik balkonları ve farklı çatı sütrüktürü binaya özgünlük katıyor. Atatürk'ün ilk kez 15-17 Eylül 1924 tarihlerinde Trabzon'u ziyareti sırasında Soğuksu çevresinde otomobiliyle gezinti yaparken görüp beğendiği ve bir müddet de oturup dinlediği köşk, 1931'de satın alınarak; İl Daimi Encümeni'nin kararıyla Atatürk'e armağan edilmiş.

Trabzon'a 1937 yılında yaptığı son ziyaret sırasında da bu köşkte tercih eden Ata'nın ölümünden sonra, bina içinde konumlandığı bahçesiyle birlikte kız kardeşi Makbule Hanım'a intikal etmiş, daha sonra ise müze olarak düzenlenmiş



Bodrumuyla birlikte toplam dört kat olan köşk, doğu ve kuzey yönlerine doğru cephelendirilmiş. Taş binanın iç bölümleri tuğla ile örülürken, ahşap doğramaların yanısıra merdivenlerde gerçekleştirilen ustalık çok dikkat çekici. Giriş katın kalbi niteliğinde olan kare formdaki salon, bu katta yeralan diğer mekanlara da geçit tanıyor. Atatürk'ün yaptığı önemli konuşma metinlerinin de asılı olduğu salonun ısıtmasını ise bir şömine sağlıyor. Dönemine göre oldukça yalın, ancak seçkin mobilya ve aksesuarlarla dekore edilen binanın doğusunda bir misafir odası, batısında yemek odası, güneyinde telefon odası, kuzeyinde ise Ata'nın dinlenme odası yeralıyor. Üst katı yatak odalarına ayrılan binanın çevresi ise, çamlarla sarılmış vaziyette.

Ormanlık arazinin ortasında konumlanan bahçe, güzelliğini büyük bir sevgi ve itina ile gösterilen bakıma borçlu. Mekanı her mevsim renkli ve yeşil kılacak biçimde düzenleyen Asım Aktürk, emeğini ve bilgisini iki yıldır bu bahçeye sunuyor. Toplam üç dönümlük geniş araziyi kapsayan bahçenin çevresini saran çam türlerinin yanısıra, ıhlamur ve çeşitli türlerdeki meyva ağaçları da göze çarpıyor. Formal karakterli tasarımın en önemli yapısal unsuru ise ana yolu köşke bağlayan cephede yer alan havuz. Yapının dört tarafında yer alan kanatlarını açmış kuş biçimindeki dekoratif fiskiyeler tasarıma hareket katıyorlar. İçinde güzel balıkların dolaştığı havuzun çevresi rengarenk mevsimlik türlerle örülmüş. Japon sardunyası, Halime Macide, vapur dumanı, kasımpatı, petunya, ateş dikeni, hüsnü yusuf, mine, bahçe açelyası ve güller mekanın güzel renklerinden bazıları.



Oval bir biçimde düzenlenen ön bahçedeki çiçek tarhları, şimşirlerle çevrelenerek biçimlendirilmiş.

Köşeler için top şimşirler tercih edilirken, bordürlere her yıl mart ayında budanarak şekillendirilen ve çitlerde kullanılan türler tercih edilmiş.

Her yıl iki defa bitki değişimi yapılan çiçek tarhları ise küçükten büyüğe doğru giderek büyüyen yuvarlak formlarıyla tasarımı zenginleştiriyorlar. Kadife, yıldız, dinya, vapur dumanı, kasımpatı, petunya, ateş çiçeği ve çeşitli güller ise bu unsurlarda kullanılan sayısız türden yalnızca birkaçı.

Tasarımdaki bitki çeşitliliğine saz ve palmiye türlerinin katkısı büyük. Mevsimlik türlerin yanısıra kullanılan bu bitkiler, düzenlemenin biçimini ortaya çıkartacak şekilde yerleştirilmiş. Bahçenin sağında kalan ve kenarları taş korkuluklarla çevrelenen merdivenlerden ulaşılan taraçalı kısmın ilk bölümünde leylaklara yer verilmiş. Gözalıcı renkleriyle hemen dikkat çeken bitkiler, çok canlı pembe tonda. Merdivenin iki yanına simetrik olarak yerleştirilen konik saksılara ise bahçe açelyası ve vapur dumanı ekilmiş. Adeta bitkilerle örtülmüş bir tüneli andıran çardakları ise hanımelleri, leylaklar ve mor salkımlar süslüyor.



Yine merdivenlerle ulaşılan ikinci taraçada karaladin, sedir ve top biçiminde budanmış kırmızı yapraklı kırık tomarya gibi türler göze çarpıyor. Bu bölümün en özel bitkisi ise özellikle Doğu peyzaj anlayışında çok özel anlamlar taşıyan Japon kirazı.

Oturma alanı olarak düzenlenen arka bahçe de mevsimlik türlerin güzelliği ve renklerinden nasibini almış. Ortancalar, güller, kasımpatılar, kadifeler ve margaretlerle içleri doldurulan biçimsel çiçek tarhlarını, yine ulu çamlar gölgeliyor. Köşkün beyazlığına yakışır, aynı renkte zarif ferforje fenerlerle aydınlatılan bahçe, isabetli bir tercih sonucunda yine aynı türdeki parmaklıklarla çevrelenmiş.
BilX.Net